Untitled-3

Ana Sayfa > Mantıklı Transfer Önerileri > Forvete Ekonomik Çözüm - Mensur Kurtisi


Forvete Ekonomik Çözüm - Mensur Kurtisi

14.02.08

Forvete Ekonomik Çözüm - Mensur Kurtisi
Previous - Next

Bugünlerde, bir yandan gerek sakatlıklar yüzünden gerekse gösterdikleri müthiş performansla, ilk onbirimizi zapt eden ve performanslarıyla gözlerimizi kamaştıran gençleri ve onlara gerek saha içinde gerekse saha dışında liderlik eden tecrübeli futbolcularımızı, bir yandan da yavaş yavaş iyileşerek takıma girmeye başlayan, kadronun omurgasında yer alacak ve gençleri iyi yönlendirecek kalitedeki yabancı futbolcularımızı gördükçe insanın 2000 yılındaki başarıyı tekrar yaşama ümidini güçlendirmemesi elinde değil.

1992'den başlayarak yavaş yavaş yapılan projeler ve atılan adımlarla beraber 1996'da tam anlamıyla kabuk değiştiren bir takım ve o seneden itibaren Türkiye Liglerinde kazanmadık kupa bırakmamanın yanında, Avrupa'da da her sene kendisini geliştirerek kazanılan Uefa Kupası şampiyonluğu, Uefa Süper Kupası ve Şampiyonlar Liginde üst turlarda mücadele etme gibi başarılar sağlayan ve adlarını tarihe altın harflerle yazdıran gerek futbolcular gerek teknik kadro ve gerek yönetim ile idari heyet.

İşte bu bağlamda şahsımız adına biz o ışıltıyı bu takımda da görmeye başladık. Doğru transfer hamleleri yapan ve her ne kadar geç olsada zor bir projeyi hayata geçiren, 2009 yılında Türkiye'nin ve Avrupa'nın en önemli stadlarından birini klube kazandıracak ve sebep sonuç ilişkisiyle önemli bir gelir kapısı açacak bir yönetim kurulu ve futbol şubesi sorumluları ile gerek Anadolu kluplerinden transferleri yapılan kaliteli genç oyuncular, talihsiz sakatlıklar yüzünden kendisini tam olarak ispat edememiş ama kalitesinden emin olduğumuz, ısınmaya bile çıktığında hem stadda hemde televizyon başındaki izleyicilere heyecan veren patlamaya hazır isimler, altyapıdan çıkan, formanın yükünü bildikleri kadar, bu formayı taşıyacak güce ve kabiliyete sahip olan genç yıldızlarımız...

Evet sözü nereye getireceğiz ? Elbette yine transfere. Takımın çok iyi olması transferin biteceği anlamına gelmez. Mutlaka bir yerlerde bir eksik vardır, yahut eksik olmasa da oturmuş bir kadronun üzerine hamleler yaparak en azından bir nebze kendinizi yenilemez size bir şey kaybettirmez. Aksine çok şey kazandırır.

1996-2000 Yılları arasındaki altın senelerde de başarıyı getiren strateji de bu şekilde vuku bulmuştu. Üst üste kazanılan şampiyonluklara ve kupalara rağmen takıma, o güzel kimyayı bozmadan belirli ölçülerde takviye yapılmış ve gelen oyuncular takımın eksik yönlerini takviye etmekte veya kadro derinliği yaratmakta kullanılmıştı. Bu şekilde her sene takımın yarıştığı tüm kulvarlarda iddialı konuma gelmesi sağlanmıştı.

Mesela bir örnek. Capone. Gerek sağ bekte alternatif sağlamış, gerekse stoper mevkinde alternatif olmuştu. Ayrıca çok kritik maçlarda rakip ceza sahasındaki bitirici özelliğini de kullanarak hayati goller de atmıştı. Ve bu yazıda bahsedeceğimiz bağlamda bir örnek. Marcio. Forvet mevkisinde görev yapan Marcio, Hakan Şükür ve Arif Erdem'e iyi bir alternatif olmuştu. Her ikiside cuzzi miktarlara alındı. Ama büyük kazançlar sağladı.

Başarının bir temeli de budur. Uygun koşullarda aldığınız oyunculardan hem kendiniz fayda sağlayacak, eğer yaş ve kariyer itibariyle de uygunsa, belli bir zamandan sonra satarak gelir elde edecek ve yeni futbolculara, taze kanlara kaynak sağlayacaksınız. Örneğin bir ay önce tanıttığımız Reimond Manco'yu sezon sonundan başlamak üzere PSV Eindhoven, yabancı basından aldığımız haberlere göre 1.5 Milyon Avro gibi cuzzi bir rakama kadrosuna katacak. Peki kimin yerine ? Yine aynı şartlarda transfer ettikleri ve oynadığı sürece maksimum verim aldıkları, iyi bir rakama Avrupa pazarına satacakları vatandaşı Farfan'ın yerine. PSV gerçekten Peru pazarına hakim olduğunu gösteriyor. Yine aylar önce sitemizde hakkında bilgi verdiğimiz Aboutreika ( Suikastçı ), attığı golle Mısır'a Afrika Kupasını kazandırmakla kalmadı, kendisine de gerekli olan vizyonu yapmayı başardı. Bugün Avrupa'da çoğu yerde onunla ilgili haberler okuyabilirsiniz. Yine Cem Atan ve Veli Kavlak'ın Avustuya'nın Euro 2008'de yapacağı maçlarda daha da parlaması olası. Zaten kulislerde Rapid Wien'in Hertha menajeri Hoeness'ten gelen teklifi bu yüzden kabul etmediği ve futbolcudan daha fazla para kazanmak istediği konuşuluyor.

Gelelim Mensur Kurtisi'ye. Yeni bir yapılanma dedik, takım iyi olsa da her zaman döngüyü sağlamak için takviye gerekli dedik ve bunun için gerekli sebepleri örneklerle anlattık, genç yaşta aldığınız futbolcudan hem maksimum seviyede yararlanmak hemde ileride satışından gelecek para ile yeni kaynaklar yaratmak dedik. İşte bu şekilde Kurtisi'ye getiriyoruz sözü. Özellikle Marcio örneğiyle bağdaştırarak.

Kurtisi 1986 Makedonya doğumlu ve Avusturya İkinci Liginde ESV Parndorf takımında forma giyen bir forvet oyuncusu. Kariyerine 2003 Yılında Rapid Wien II. takımında başlayan Kurtisi o sezon sadece bir maçta forma şansı bulmuş. Ancak 2004 sezonundan itibaren kendisini göstermeye başlamış. O sezon 29 maçta 16 gol atarken, 2005-2006 sezonunda 23 maçta 23 gol atarak liginde gol kralı olmayı başarmış. Bu performansından sonra Avusturya Bundesliga'da oynayan Rapid Wien takımı, ikinci takımlarından bu genç yeteneği kendi kadrolarına dahil etmeyi düşünmüşler ancak Kurtisi daha genç olduğu için ve tecrübe kazanması gerektiği içinde bu teklife pek sıcak bakmamış. Ve Kurtisi 2006 yılında ESV Parndorf takımına geldi. O sezon 26 maçta 15 gol atarken 4'de asist yapan Makedon futbolcu 2007 bu sene ise şimdiye kadar 17 maçta 9 gol attı ve iki asist yaptı.

Madalyonun öbür yüzünde ise Balkan ülkelerinden Avusturya'ya göç eden insanlara karşı bu ülkede bir önyargının olması. Bazı kaynaklara göre bu yargının Kurtisi'nin Rapid'in üst takımına transferini engellediği konuşuluyor. Yıllar önce Kurtisi ile beraber Emin Sulejmani ve kardeşi Benjamin Sulejmani Balkan ülkelerinde ve özellikle Avrupa'nın göbeğindeki yürek sızlatan soykırım ve savaştan kaçarak Avusturya'ya sığınmışlar. Türlü mücadelelerden sonra geldikleri nokta ortada. Ağabey Emin Uefa Kupasında da geçmiş turda rakibimiz olan Austria Wien'de oynarken, kardeşi Benjamin Hollanda'nın forvet yetiştirme makinesi Heerenveen formasını giyiyor. Yaşı genç olan Benjamin'in ileride çok daha iyi takımlarda forma giymesi bekleniyor. Hele hele Heerenveen gibi bir takımda oynarken bu şansı kaçırması zor. Gelelim Kurtisi'ye bu futbolcunun özelliklerinden bahsedelim biraz;

Fırsatçı... Bu tabiri kullandığımız anda genelde insanların aklına ceza sahasına kamp kuran ve gelen topları değerlendirmeye çalışan forvet oyuncuları aklımıza gelir. Bazen çok basitmiş gibi gözükür. Ama işin aslı öyle değildir. Öyle kuvvetli bir gol sezinin olmalı ki ve takımı öyle iyi tanımalısınız ki, kimin ne zaman nereye top atabileceğini hissetmeli, takım arkadaşlarınızında kabiliyetlerine hakim olabilmeli ve onları yakından tanımalısınız. Ceza sahasına çok hakim olmalı ve sizi marke eden defans oyuncularına karşı sürekli geri ileri hareket ederek kurtulacak çözümler üretmeli ve bunları çok kısa sürede yapmak zorundasınız.

Kurtisi'de böyle bir futbolcu. Hani golü koklar derler ya, o cinsten. 1.86'lık boyuna rağmen yerden de çok etkili. Ceza sahasına dikine doğru çok pozitif ve sonuç verecek ani girişler yapabiliyor. Bitiricilik yeteneği yüksek olduğu içinde bu tür pozisyonlarda topu sert vurmak yerine, kaliteli forvetlerin yapacağı türden vuruşlarla çok akıllı yerlere gönderiyor. Havadan da etkili olan Kurtisi, ayrıca oyunun sıkıştığı anlarda, gerek oyunu açmak, gerek orta saha ile forvet arası tıkanan pas alışverişini onarmak ve gerekse markajcılardan kurtularak kendisine uygun pozisyonu almak için geriye doğru gelip hem orta sahaya yardım ediyor, hemde gol yollarını açıyor.

Evet mali durumumuzun farkındayız ve çalışmalarımız hep bu yönde. Her ne kadar yeni bir stad yapılıyor olsa da, ve yeni mali kaynaklar açılacak olsa da biz yine de, en uygun ve en ekonomik çözümler sunmaya çalışacağız. Kurtisi'de bunlardan biri. En azından stad projesi tamamlanana kadar daha ekonomik futbolculara ağırlık vereceğiz. Ön libero için Torrado'da bunlardan biriydi. Ve belki de Barusso'ya verilen kiralama parası ile bonservisi alınabilirdi. Barusso'nun sezon sonunda bonservisinin alınması tabii ki çok daha olumlu bir transfer olmasını sağlar.

Sezon sonu olası Hakan Şükür ve Ümit Karan ayrılığından sonra forvet bölgesinde doğacak boşluklar olacak. Bir Türk forvetinde takıma katılması ya da Özgürcan'ın takıma kazandırılmasının yanı sıra yine yabancı bir oyuncu ile de bu bölgenin takviye edilmesini düşünüyoruz. Çok daha kaliteli ve daha isim yapmış bir futbolcu ve forvet oyuncusunu bizde şüphesiz takımda görmek isteriz, ama doğal olarakta böyle bir öneriyi de yapmaktan kendimizi alıkoyamıyoruz.

Saygılarımızla

ScoutGS Ekibi / Elele Galatasaray'ın Geleceğine

 


4.5 / 5 (11 Oylar)


# Bu
Konuyu Forumda Yorumla



Diğer Haberler:

»  Çıkan Oyuncular, Giren Oyuncular

Aslında yeşil sahalarda değil, hem bir boks ringlerinde, hem de satranç tahtalarında oynanmaya...

»  Galatasaray Taraftarından Yönetime Mektup

Öncelikle ve doğal olarak, bu sene şampiyonlukta emeği geçen, futbolcusundan malzemecisine,...

»  Galatasarayımıza Yakışacak Türk Potansiyeller

Futbol takımı olarak, özellikle genç yeteneklerimiz ve sahada gösterdikleri Galatasaray ruhuna...

»  Anadolu Kulüplerine Değerli Öneriler

Türk Futbolunun gelişmesi için sadece büyük takımların ses getirecek transferler yapması, Avrupa'da...

»  Son Sakaryalı: "Yaser Yıldız" 02.01.08

1980’lerde Türk Futboluna Aykut Yiğit gibi bir gol kralı, Oğuz Çetin gibi bir imparatoru, Aykut...

»  Rostock’un İncisi “Zafer YELEN”

Bir 10 numaradan ne beklersiniz?.. Taraftar olarak biz ne bekleriz?.. Bağımsız,amacı Galatasaray’a...

»  En Büyük Göz Ağrımız / Christian Wilhelmsson

Galatasaray taraftarları olarak, gerek yönetime gerekse futbol kamuoyuna, takımın ihtiyaçlarını ve...

»  Yeşil sahadaki Tornado: "Gerardo Torrado"

Son yıllarda futbol kamuoyunun üzerinde en çok konuştuğu ve en çok tartıştığı mevki, ‘’Ön Libero’’....


  
  

Genç Yıldızlar Preview Chanel
Gremio'nun Elmasları
Gremio'nun Elmasları

Yazının başlığı cesur görülebilir. Ancak yetenekleri ve genç yaşlarına rağmen cesur futbolları ile göz dolduran bu iki yeteneğe biz ancak elmas diyebildik.

> Devamını Oku..
Asya Kaplanları Vs Afrika Aslanları
Asya Kaplanları Vs Afrika Aslanları

Düya Futbolu Avrupa’nın ön liberolarla kurulu hegomanyası altında bir seyir izlerken, teknikten çok güce, kuvvete dayalı bir hal aldı ve seyir zevki de gitgide düşmeye başladı.

> Devamını Oku..
Ramires ve Cruizero
Ramires ve Cruizero

Son dönemlerde, bir sırtını Atlantik Okyanusuna diğer sırtını ise İspanya’ya dayayan, 10 Milyon Nüfuslu Portekiz’den, Avrupa Futboluna açılan teknik kapasitesi yüksek oyuncuları...

> Devamını Oku..
 
Köşe Yazıları Preview Chanel
 
Anket

 
Analizler Preview Chanel
Vicente Matias Vuoso
Vicente Matias Vuoso

Son yıllarda pek çok ulusal takımın başvurduğu neredeyse artık bir transfer modeline bürünmüş bir moda, başka ülkeden oyuncu devşirmek. Bunun en son örneklerinden biri Meksika ulusal...

> Devamını Oku..
Enine Boyuna Bordeaux
Enine Boyuna Bordeaux

UEFA Kupasında Bordeaux ile eşleştik. ScoutGS Ekibi olarakta Bordeaux'un geniş bir analizini yaptık. Burada...

> Devamını Oku..
             
En Son Haberler
Kewell rehabilitasyon çalışması yapıyor
Galatasaray, Altay ile yapacağı Fortis Türkiye Kupası B Grubu 3. maçının hazırlıklarını sürdürürken, İstanbul'a dönen Harry Kewell'ın rehabilitasyon çalışmalarına, Metin Oktay Tesisleri'nde devam edildi..
Sabri: "Hedef şampiyonluk.."
Galatasaraylı futbolcu Sabri Sarıoğlu, hedeflerinin şampiyonluk olduğunu ve bu doğrultuda çalıştıklarını söyledi..
Skibbe: "Transfer istemiyorum!"
Galatasaray teknik direktörü Michael Skibbe, transfer istemediğini yinelerken, forma şansı bulamayan oyuncuları oynamaları için gönderebileceklerini söyledi..

ScoutGS 2007-2008 | Tüm hakları saklıdır. Referans gösterilmeden alıntı yapılmaması rica olunur.
Powered by: PHPCow.com