Senelerdir sürekli yedek olduğu ve üzerine hep başka kaleciler geldiğinden dolayı güven problemi var. Takımın veya taraftarın kendisine duyduğu güven eksikliğinden çok, kendi içerisinde bu eksiklik var. "Evet, kale benim, sen öne çık arka direği tut" gibi hırs ve sahiplenme içerisinde değil. Bulduğu şansları iyi değerlendiremediği bir gerçek. Ama az şans bulduğu için de taraftarın gözünde "acaba, olur mu?" deniyor. Kişisel görüşüm kalecilik, tamamen istikrara dayalı. Şans önemli faktör tabii ki. Ben bildim bileli Aykut GS'da kaleci, bildim bileli de yedek. Yaşı 30a geldi. Bu saatten sonra istikrarı olsa ne katkısı olacak?
Hayıflanıyorum, Mandragon gitmeseydi diye.. Belki dünyanın en iyi kalecisi değil ama istikrar abidesi idi bizde. GS'ın kalecisiydi. Ve hatalı zamanları olmuş olsa da başarılı idi. Keza Simoviç, Kah Taffarel, Hayrettin... Rakip kaleciler Volkan, Rüştü...Bizim de yok değil bence var. Ufuk. Güveneceksin, kale senin diyeceksin. Çünkü onda yetenek görüyorum ben. Geliştirirse neden olmasın. Olmazsa da olmasın. En azından Aykut'tai gibi "Acaba?" sorusu kalkmış olur.