ScoutGS ForumGalatasarayGalatasaray 2010-2011 Medyametre

Gönderen Konu: 2010-2011 Medyametre  (Okunma sayısı 271914 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Ferhat Yüksel

  • İleti: 5435
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #50 : 05.06.10, 13:20 »
Alıntı
Galatasaray Güneş İle Görüştü



Trabzonspor`un Selçuk ve Ceyhun nedeniyle Galatasaray`a yönelik tepkisin de değinen Şener, “Ben sözleşmesi devam eden hiç bir futbolcuyla, kulübüyle görüşmeden görüşmedim, görüşmemde. Transferde etik davranmak çok önemli. Galatasaray bu konuda Şenol Güneş ile görüştü, Şenol hocada Selçuk ve Ceyhun sözleşmesi devam eden oyuncular satmayacağız dedi. Bu işin burada noktalanması gerekir. Ve ayrıca iyi futbolcular daha iyi olmak için 29 yaşına kadar Trabzon`da oynamalı. Çünkü Trabzon`da te hedef iyi futbol ve başarı. Sosyal hayat arka planda kalıyor ” şeklinde konuştu.


Çevrimdışı Ali Altınöz

  • İleti: 2055
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #51 : 05.06.10, 13:26 »
29 yaş nerden çıkmış ya ? :)

Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #52 : 05.06.10, 15:36 »
Alıntı yapılan: Fanatik
b]Bu düğünde eksik var!
Mehmet Demircan, Rijkaard'ın düğünündeki izlenimlerini yazdı: "Hollandalı hocanın bu özel gününde yönetimden kimsenin olmaması kafaları karıştırdı. İki tarafı da suçlamak istemiyorum ama aklıma şu soru geldi: İpler kopma noktasında mı?"[/b]

Galatasaray Teknik Direktörü Frank Rijkaard, hayatını bir süredir beraber sürdürdüğü Stephanie Rucker ile birleştirdi. Hollanda’da Arena Otel’deki düğünde Türk medyasından sadece FANATİK vardı. Rijkaard’ın bu çok özel gününde yanında, çok yakın dostları ve ailesi bulunuyordu. Ancak düğünde teknik heyetten Johan Neeskens, Albert Roca Pujol, Carlos Quadrat ve tercüman Mert Çetin’in dışında hiçbir Galatasaraylı olmaması, dikkatlerden kaçmadı. En önemlisi ise yönetimden kimseyi göremedik. Açıkçası bu durum ileride büyük dedikodulara yol açabilir. Galatasaray’da büyük değişikliklerin olabileceğini düşünüyorum. Türk olarak sadece Arena Otel’de kaleci antrenörü Nezihi Boloğlu ve tercüman Mert vardı. Futbolda böylesine önemli gecelerde hocanızın yanında değilseniz, o zaman ben bunda biraz kasıt ararım. ‘Kasıt’ kelimesini kullanırken yanlış anlamayın! İki tarafı da suçlamak istemiyorum. Ama belli ki ipler kopma noktasına gelmiş.

Sadece dışarıdan poz aldık
Tabii kafamızdaki soru işaretlerinin cevap bulması için önümüzdeki günleri beklememiz gerekiyor. Hep beraber bekleyip göreceğiz. Umarız düşündüklerimiz doğru çıkmaz. Ancak Galatasaray’ın başındaki kişinin bu önemli gününde ona destek olunmaması, gerçekten ilginç bir durum. Düğüne gelirsek, sade bir nikah ve kutlama yapıldı. Rijkaard’ın basına uyguladığı çifte standart da gözlerden kaçmadı. Yerliler yani Hollandalı gazeteciler, istedikleri gibi otele girdiler, yediler ve içtiler. Biz ise yani uzaklardan gelenler, sadece dışarıdan görüntü alabildik. Bir dakika bile olsa bir açıklama dahi yapılmadı. Türk gazeteciler olarak yediğimizin ve içtiğimizin de parasını ödedik! Hollandılar’a ayrı, bize ayrı bir misafirperverlik  örneği gösterildi.

Eğlenceye tanıklık ettik
Nikah törenine kimse alınmadı. Ancak konuklar sabahın erken saatlerine kadar eğlendi. Biz de otelde kaldığımız için, eğlencenin bu zamana kadar sürdüğüne tanıklık ettik. Ülke basını, çiftin düğününe büyük ilgi gösterdi. Birçok gazetede, düğünle ilgili haberler yer aldı.

Mehmet Demircan/FANATİK Çok Özel

Adam ne kadar ödediyse artık yediklerine, hıncını Rijkaard'dan çıkarmış.  :)

Benim gözümde bu haber, Rijkaard'ın Türkiye'yi tanımaya başladığını ama daha acemi olduğunun haberidir. Gelen Hollanda basınının düğünü, Türk basınının yakalayabildikleri en ufak detaydan skandalı haber yapacağını çözmüş, ama içeri almamanın Mehmet Demircan gibi ülkemizin en kaliteli, entellektüel ve objektif gazetecilerinden birini engelleyemeyeceğini çözememiş.
« Son Düzenleme: 05.06.10, 15:36 Gönderen: Özgün Tandıroğlu »

Çevrimdışı Hakan Can

  • İleti: 26172
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #53 : 05.06.10, 23:11 »
Alıntı
Ancak Galatasaray’ın başındaki kişinin bu önemli gününde ona destek olunmaması, gerçekten ilginç bir durum.

Alla Allah, adam sanki cenazede.
Adam evlenmiş.
Ulan neyin desteği olacaklar ?

Alıntı
Yerliler yani Hollandalı gazeteciler, istedikleri gibi otele girdiler, yediler ve içtiler. Biz ise yani uzaklardan gelenler, sadece dışarıdan görüntü alabildik. Bir dakika bile olsa bir açıklama dahi yapılmadı. Türk gazeteciler olarak yediğimizin ve içtiğimizin de parasını ödedik! Hollandılar’a ayrı, bize ayrı bir misafirperverlik  örneği gösterildi.

Bu ayıp olmuş tabi ki ama bizim basına iyi de yapılmış demeden geçemeyecem.
Gene de ayıp etmiş..


Çevrimdışı Edip Muharrem Maltas

  • İleti: 2574
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #54 : 05.06.10, 23:14 »
Müstahak onlara Abi.. Sen gel adama demediğini bırakma, eleştiricem diye bir sövmediğin kalsın sonra da git bana yemek vermediler, içeriye almadı diye tekrar eleştir. Yok öyle yağma..
« Son Düzenleme: 05.06.10, 23:15 Gönderen: Edip Muharrem Maltas »

Çevrimdışı Ahmet Gülen

  • İleti: 6668
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #55 : 06.06.10, 02:02 »
Alla Allah, adam sanki cenazede.
Adam evlenmiş.
Ulan neyin desteği olacaklar ?

Öyle deme Hakan, bizde adettendir. Odaya girerken sırtına vurmak lazım :)

Çevrimiçi Mesut Arslan

  • İleti: 2738
    • Özel Sitem
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #56 : 06.06.10, 03:44 »

Bu ayıp olmuş tabi ki ama bizim basına iyi de yapılmış demeden geçemeyecem.
Gene de ayıp etmiş..


Bilinmez be abi.. Kim bilir anlattigi ile gercek arasinda nasil bir ucurum vardir. Belki bir laf edip kizdirmislardir yada ne bileyim Milani falan sormuslardir.

Çevrimdışı Aykut Catal

  • İleti: 2049
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #57 : 06.06.10, 23:10 »
Bu açıklamalar konuşulur!
Galatasaray Futbol Takımı Antrenörü Johan Neeskens, bu sezon istedikleri sonuçlara ulaşamadıklarını ve bunun için üzgün olduklarını söyledi.
Hollandalı antrenör, Galatasaray Dergisi'nin Haziran ayı sayısında yer alan röportajında, başarılı olamamalarında takımdaki herkesin sorumlu olduğunu ifade ederek, ''Bu sezon için çok üzgün olmalıyız. En azından lig şampiyonu olabilirdik, olamadık. Bu herkesin suçu. Hem teknik heyetin, hem de futbolcuların. Bazı noktalarda oyuncularımın da kabahatinin olduğunu düşünmüyor değilim.

Hepimiz, aynanın karşısına geçmeliyiz. Bazı maçlarda niteliklerinizin tamamını sahaya yansıtamayabilirsiniz. Bu maçlardan mağlup da ayrılabilirsiniz, olabilir, sorun değil. Ancak şunu sormanız lazım, 'Sonuna kadar mücadele ettik mi acaba' Bunu hepimizin sorgulaması gerekir'' diye konuştu.

Johan Neeskens, en çok sarı-kırmızılı taraftarlar için üzgün olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Çünkü biz, Türkiye'nin en iyi taraftarına sahibiz. Ben futbolculuk kariyerim boyunca hiç böyle bir kalabalık karşısında bulunmadım. Barcelona'da her maçı 110 bin taraftar önünde oynardık. Ama bu 110 bin taraftar, Ali Sami Yen Stadı'ndaki gürültüyü çıkaramazdı. Bizim taraftarımız, 90 dakika boyunca sürekli tezahürat yapabiliyor. Bu çok önemli. Futbolculuk kariyerimin bir bölümünde onların önünde oynamayı çok isterdim.

Bu taraftar, bir futbolcu olarak benim böylesine arkamda yer alıyor olsaydı, değil 90, 120 dakika boyunca hiç durmadan koşabilirdim. Yine de bir avantajımız var artık. Geride bıraktığımız bir yıldan sonra, Türkiye şartlarına daha hakimiz. Rakiplerimizi tanıyoruz, kulübümüz ve takımımız için neler yapmamız gerektiğini daha iyi biliyoruz. Dolayısıyla, yeni sezon için düşünebileceğimiz yegane sonuç, işlerin bu sezondan daha iyi gideceği olacaktır.''

Oyunculuk yıllarında göze hoş gelen, çekici hücum futbolu felsefesi içerisinde bulunduğunu anlatan Neeskens, şunları kaydetti:

''Biz aynı futbol felsefesini Galatasaray'da da devam ettirmek üzere buraya geldik. Ancak zamana ihtiyacımız olduğunu biliyoruz. 4-3-3 sistemi göze hoş gelen hücum futbolunu oynayabilmek için en uygun saha içi dizilişi. Türkiye'ye geldiğimiz zaman, gördük ki, hiçbir takım bu şekilde oynamıyor.

Genellikle 4-4-2, 4-4-1-1 veya 4-2-3-1 gibi sistemler uygulanıyor. Dolayısıyla, daha önceki futbol kariyerleri boyunca hiçbir zaman 4-3-3 dizilişi içerisinde yer almamış veya yeteneklerini bu şekilde geliştirmemiş oyuncularla, böylesi yeni bir sistemi yerleştirmeye çalıştığınızda bazı uyum sorunları yaşamanız doğaldır. Ancak bu sistemin içinde büyümüş, futbolu bu sistemle oynayarak öğrenmiş oyuncuların göze hoş gelen hücum futbolu oynayan takımlara kolaylıkla adapte olabilmelerinin asıl nedenleri de bence bu 4-3-3 dizilişidir.''

-''FUTBOL ÇOK BASİT BİR OYUN''

Futbol felsefesiyle ilgili soruları da yanıtlayan Hollandalı antrenör, futbolun çok basit bir oyun olduğunu dile getirerek, ''Top sizdeyse rakip gol atamaz, bu bir. Ve top asla yorulmaz, bu da iki. Bizim basit futbol oynamayı öğrenmemiz gerekir. Tek pas veya kontrol pas. Ancak kendi yerinize topu koşturduğunuzda, oyuncu olarak yer değiştirmeyi bilmeniz gerekir. 'İyi oyuncu, maç boyunca ileri geri metrelerce depar atmalı' değil demek istediğim. Pas verirsiniz, daha sonra da pas alabileceğiniz en uygun yeri seçerek oraya doğru hareketlenirsiniz.

Barcelona'nın oyun sistemine baktığınızda, topu alan oyuncunun çevresinin hep boş olduğuna dikkat edin. Bu oyuncu, bir önceki pası verdiğinde zaten avantajlı konumu sağlamış, gerekli pozisyonu korumuştur. Öte yandan topu aldığında ise kendisine müdahale edebilecek herkesten uzaklaşmayı bilmiştir. Siz topu takım arkadaşınıza verdiğiniz zaman, o oyuncu topu kime vereceğini kendisi seçmemeli. Takım arkadaşınız sizden aldığı pasın ardından topu verebileceği kimseyi bulamıyorsa eğer, bu onun suçu değil, onu çevreleyen diğer oyuncuların kabahatidir'' değerlendirmesini yaptı.

-''OYUNCULARIMIZDAN BAZILARININ OLMAMASI BİZİ ÇOK ETKİLEDİ''-

Johan Neeskens, sezona iyi başladıklarını ve takımlarının, uyguladıkları yeni sistemden çok keyif aldığını dile getirerek, ''Ligin ilk 6 haftasından sonra da çekici futbol oynayan, sonuca giden, çok iyi bir takımımız vardı. Daha sonra birçok farklı durum gelişti. Oyuncularımızdan bazılarının olmaması, bizi tabii ki çok etkiledi. Burada özellikle Milan Baros'tan bahsetmemiz lazım.

Baros, bizim sistemimizde kendisine verilen hücum oyuncusu görevini son derece başarılı şekilde yerine getiren, hızlı, topla birlikte ceza sahasının içerisine girebilen, topu tutabilen ve kontrolü altına aldığı topu gol yapana kadar da bırakmayan bir futbolcu. Onun yokluğunda yerini Nonda ile doldurmaya çabaladığımızda, tamamıyla farklı bir durum çıktı karşımıza'' diye konuştu.

Tecrübeli antrenör, şöyle devam etti:

''Baros, topu kaybetse dahi iki savunma oyuncusuna birden baskı yapabilen, onları sıkıştıran, rahatsız eden, kısa süre içerisinde geriye dönüp pozisyon alabilen ve ceza sahası dışında yer tuttuğu halde gereken durumlarda ceza sahası içerisinde de işini görebilen bir hücum oyuncusu iken, son derece önemli özelliklere sahip olan Nonda, tamamen farklı bir forvet profili çiziyordu. Nonda, gerçekten çok etkili, çok güçlü, top tutabilen bir futbolcu.

Ancak tüm bunları ceza sahası içerisinde yapabiliyor. Biz o hücum oyuncusundan ceza sahasının dışında olduğunda da bu bölgeye gelerek gol pozisyonlarına girmesini bekliyorduk. Ancak Nonda'nın özellikleri tümüyle farklıydı. Geri gelmeyen, etkili pres yapmayan, ceza sahası içerisinde çok etkili olmasına rağmen ceza sahası dışından ceza sahasına girişi konusunda bir Milan Baros kadar yetkin olmayan bir oyuncu olduğu için, Baros'un yerini Nonda ile dolduramadık.

Bir diğer etkili isim, Harry Kewell'dı. İşini oldukça başarılı bir şekilde yapıyor, takıma çok faydalı oluyor, goller atıyordu. Birdenbire oyun içerisinde fark yaratan ve sürekli skor üretebilen iki oyuncunuzdan aylar boyunca yoksun kalıyorsunuz. Bu durum Arda ve Sabri için de geçerli.''

Ligin ilk yarısında deplasmanda Fenerbahçe ile yaptıkları ve mağlup oldukları karşılaşmayla ilgili bir soru üzerine Neeskens, şunları kaydetti:

''Birinci dakikada Emre Belözoğlu, Baros'a sakatlamaya yönelik bir hareket yaptı. Baros oyun dışı kalırken, Emre sarı kart dahi görmedi. Evet, çok kısa bir süre içerisinde 2-0 geriye düştük. Sonra bir gol bulduk, onları endişelendirdik ve oyunu domine etmeye başladık. Fenerbahçe, geri çekilmek durumunda kaldı.

Ancak bu maçta Keita'nın Roberto Carlos'a yumruk savurması gibi çok basit bir hata var. Çünkü en azından beraberliği yakalayabileceğimize ikna olmuştuk. Biz daha önce tüm bunları gördük. Fenerbahçe'nin stadına gideceksiniz, onların nasıl bir tavır sergileyeceklerinden eminsiniz. Sizi provoke edecekler.

Tüm takım biliyordu bunu ki biz maç öncesinde en az dört veya beş kez konuşmuştuk. Isınma hareketleri esnasında yaşanan olayı biliyorsunuz. Siz kendinizi provoke etme fırsatını karşı tarafa verirseniz ya da bu duruma bireysel veya takım olarak tavır almazsanız, sahadan galip ayrılma psikolojisinden uzaklaşırsınız.''



06.06.2010
Kaynak : AA

Çevrimdışı Hakan Can

  • İleti: 26172
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #58 : 06.06.10, 23:40 »
Neeskens daha evvel de futbılcuları suclamıstı. Bana garıp gelmedı. Ama asıl carpıcı olan sıstemle ılgılı soyledıklerı.

Çevrimdışı Gürcan Öztemir

  • İleti: 1398
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #59 : 07.06.10, 09:04 »
http://haber.gazetevatan.com/lincolnun-unutamadigi-olay/309654/5/Spor

Lincoln, Aksiyon dergisine röportaj vermiş. Hamburg maçı sonrası Haldun Üstünel'in soyunma odasında kendisine çıkıştığından bahsetmiş. Adnan Sezgin için ise "çok kabiliyetli buluyorum, futboldan gerçekten anlıyor" demiş. :\

Çevrimdışı Erdem Karakuş

  • İleti: 3476
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #60 : 07.06.10, 13:00 »
http://haber.gazetevatan.com/lincolnun-unutamadigi-olay/309654/5/Spor

Lincoln, Aksiyon dergisine röportaj vermiş. Hamburg maçı sonrası Haldun Üstünel'in soyunma odasında kendisine çıkıştığından bahsetmiş. Adnan Sezgin için ise "çok kabiliyetli buluyorum, futboldan gerçekten anlıyor" demiş. :\

Vatan haberin aslını alıp kendisi de birkaç ekleme yapmış. Asparagas zihniyeti işte. Lincoln'ün hiç söylemediği şeyleri güya "oldu" diye ortaya koymuş. Arkadaş haysiyet diye birşey kalmamış bu medyada.

Çevrimdışı Ilkay Çam

  • İleti: 6392
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #61 : 07.06.10, 16:14 »
İşte Cim Bom'un tüm gerçekleri!

Galatasaray'ın yaşayan efsanesi Hakan Şükür, olay yaratacak açıklamalar yaptı! Kral, Galatasaray'da yaşanan ve bugüne kadar gün yüzüne çıkmayan bir çok olayı ilk kez anlattı!
 
Lig TV'de yayınlanan Futbol Gündemi'ne konuk olan ve Melih Şendil'in sorularını yanıtlayan Hakan Şükür, Galatasaray'ın yönetenlerin Arda'yı kurban seçtikleri iddia ederek "Geçen sene işler kötü gidince bir kurban seçilmesi lazımdı. Arda Turan'ı kurban seçtiler." dedi.
 
Galatasaray Futbol Şube Sorumlusu Haldun Üstünel için ağır suçlamalarda bulunan Lincoln hakkında da konuşan "Kral", "Lincoln, Galatasaray Teknik Direktörü'ne hakaret edecek gücü nasıl buluyor? Lincoln'e takım içinde saldırmayı düşünen arkadaşlar vardı" diye konuştu.
 
Bu arada geçen hafta içinde "Hakan Şükür ve Hasan Şaş ağır konuşuyor" diyen Başkan Yardımcı Yiğit Şardan'a da "Şampiyonluklar kolay kazanılmıyor. Eğer bugün 300 milyon TL'lik bütçeden bahsediyorlarsa bizim sayemizdedir" şeklinde cevap verdi.

Çevrimdışı Şahin Caferli

  • İleti: 11275
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #62 : 07.06.10, 16:17 »
Üstünel'den Lincoln'e sert yanıt...

16:07 | 07 Haziran 2010

Kadir ÇETİNÇALI, İstanbul DHA

Galatasaray Kulübü Futbol Şubesi'nde son günlerde ortaya atılan yeniden yapılanma ve kurumsallaşma fikri sonrasında Futbol Şube Sorumlusu Haldun Üstünel ilk kez DHA'ya konuştu.

Futbol Şubesi anlayışının alaturka olduğunu söyleyen Üstünel, Lincoln olayına da açıklık getirdi. Üstünel'in açıklamaları şöyle:

"Dün ve önceki gün medyaya yansıyan Casio Lincoln haberlerini ben de ilgi ile izledim. Haber kısmen doğrudur. Doğru olmayan kısmı ise benim lincoln ile yaşadığım diyalog sırasında alkollü olduğumdur. Kesinlikle böyle bir durum sözkonusu değildir. Ama bugün de aynı şeyler yaşansa aynı tepkiyi veririm. Kimse Galatasaray'ın 25 yıllık efsane kaptanına, teknik direktörüne küfür edemez. Bizim yönetici olarak görevivimiz Galatasaray'ın değerlerine sahip çıkmaktır. GS teknik direktörü de bu değerlerin başında gelir. Hiç bir futbolcumluz teknik direktörümüze küfür edemez. Ederse gereken cevabı yöneticelerden alır.

Futbol Şubesi'nin yeniden yapılandırılması fikri benim 4 yıllık tecrübelerimle seçim öncesi Başkan'a götürdüğüm bir projedir. Bu konu ile ilgili yeni, modern, vizyon getirecek detaylı çalışmayı yönetimi kurulumuz yapacaktır. Futbol şubesi son derece alaturka ve Galatasaray'a yakışmayan, seçimlerde pazarlık malzemesi yapılacak kadar küçük görülen bir yönetim tarzıdır. Florya aslında büyük bütçelerle yöneltilen büyük bir fabrikadır. Bu fabrika geniş tabanla futbol A.Ş tarafından yönetilmelidir. Galatasaray Futbol Şubesi'ni kaldırırak büyük bir hamle yapmıştır. Şimdi yapılacak hamle başarıyı ve başarısızlığı beraber göğüsleyecek, Galatasaray'ın hakettiği modern ve vizyon sahibi yapılandırmaktır. Ben geride kalan 4 yılda takım oyununun bir parçası olaraka büyük bir onurla camiama hizmet etmeye çalıştım."

Çevrimdışı Ahmet Gülen

  • İleti: 6668
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #63 : 08.06.10, 14:22 »
asy.net'te okuduğum bir mesaj:

Alıntı
Geçenlerde Ntv'de aşağıdakilere benzer sözlar söyledi:

"Galatasaray'ın eski futbolcuları neden sürekli kulüp hakkında atıp tutuyor bilmiyorum, o camia Beşiktaşlı olduğumu bile bile beni iki defa kabullendi, şimdi gitsem yine kabul eder. Ben eski futbolcularını kabul etmemesi için bir neden göremiyorum. Efsane futbolcular yuhlandı deniyor, benim de çok kötü oynadığım, hatta puan kaybettirdiğim maçlarım oldu ama Ali Sami Yen'de herkes beni alkışladı ve desteğini esirgemedi... Demek ki bilmediğimiz bir şeyler var..."

Hakan Ünsal bu sözlerden sonra hiçbir şey diyemedi...

Çevrimdışı Recep Akbulut

  • İleti: 1228
    • Tribündeki Aslanlar
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #64 : 08.06.10, 14:46 »
Alla Allah, adam sanki cenazede.
Adam evlenmiş.
Ulan neyin desteği olacaklar ?

Bu ayıp olmuş tabi ki ama bizim basına iyi de yapılmış demeden geçemeyecem.
Gene de ayıp etmiş..



Ne amaçla oraya gittiklerinden adım gibi eminim. İyi de olmuş içeri alınmamaları.
Eğer içeri girebilseydiler eleştirecek hiç bir şey bulamadıkları zaman, "düğünde böyle kıyafet mi giyilir kardeşim" diye yazarlardı.
Neyse artık, heveslerini yeni sezona saklar bu arkadaşlar.

Çevrimdışı Burak Koksal

  • İleti: 1097
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #65 : 09.06.10, 18:43 »
asy.net'te okuduğum bir mesaj:


Ahmet bunu soyleyen kim?

Çevrimdışı Ahmet Kilic

  • İleti: 13920
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #66 : 09.06.10, 18:48 »
Sergen sanırım.

Burak Fındık

Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #67 : 09.06.10, 20:32 »
Sergen adamsın yemin ediyorum ne güzel söylemiş.

Çevrimdışı Gürcan Öztemir

  • İleti: 1398
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #68 : 09.06.10, 21:01 »
Haha Sergen bunları gerçekten dediyse, ki demiştir, helal olsun. Bizimkilerin şöyle bir şapkaları önlerine koyup düşünmeleri gerekiyor ama onların derdi başka tabi.
Senelerce bu kulübün formasını terlettiler, Avrupa'da Dünya'da tanınan isimler oldular, UEFA'yı aldılar, Dünya Kupası'na gittiler, taraftarın sevgilisi oldular, hatta ve hatta şimdiki mesleklerine kavuştular isimleri sayesinde ama nafile. Yaptıkları ihanet resmen. Yazık.

Çevrimdışı Serdar Colak

  • İleti: 7719
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #69 : 09.06.10, 23:22 »
Alıntı
Kamuoyuna Duyuru

Galatasaray Futbol A.Ş.’de Basın ve Operasyon Yönetmeni olarak görev yapan Sayın Yako İgual görevinden ayrılmıştır. Kendisine hizmetlerinden dolayı teşekkür ederiz.

Basın ve Operasyon Yönetmenliğine, Sayın Hasan Tankaya getirilmiştir. Hasan Tankaya Galatasaray TV Yayın Yönetmenliği görevini sürdürecektir. Kendisine yeni görevinde başarılar dileriz.

Galatasaray Futbol A.Ş.

Neden kimse buna değinmemiş? Yıllardır o pozisyonda bulunan, sevilen bir isimdi Igual.

İlginç olmayı geçti Polat döneminde kulüpten sessizce ayrılanlar. Bir gerekçe de yok ortada.

Çevrimdışı Tufan Erkoç

  • İleti: 87
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #70 : 10.06.10, 11:00 »
Katakulliyi herkes gördü. “Ali Sami Yen'in yeri 1 milyar Dolar' palavrası ters yüz oldu.

Şöyle buyuruyor son röportajlarından birinde Sayın Polat: Haksız rekabet bitecek. Stadımız bu yıl bitiyor. Yıllardır haksız koşullarda rekabet ediyorduk.

Bu konuda ‘suskunluk yemini’ etmiş gibi davranan ‘ima bile etmesinler, beni konuşturmasınlar’ diyen Aziz Yıldırım’a meydan okuyor. “Ne konuşacakmış, konuşsun da görelim” diyor.

Şimdi Çelebi Işın Bey de “Fenerbahçe oraya stat yapmadı ki, sadece yıkıp revize etti. Öyle olsa biz de yapardık kendi stadımızı” şeklinde vecize ile seslenmişti.

Adamlar yerden göğe kadar haklı. Milletin arazisini, devletin kasasıyla birlikte hortumlayanlar bağıra bağıra konuşuyor, her kuruşunu cebinden harcayıp stat yapanlar ya susuyor ya da fısıldaşarak konuşuyor. Hortumlayan kira vermeyecek, diğeri hâlâl ödüyor. Müthiş(!) bir iletişim başarısı... Doğruyu söyleyebilmek değil, anlatabilmektir zor olan...

Bu Seyrantepe rezaleti ile ilgili müfettiş raporu Milliyet Gazetesi’nde tefrika halinde yayınlandı. Ne gariptir ki; gazetenin manşeti, kendi internet sitesinde sansür edildi. Haber iki-üç saat kaldı, sonra yok edildi. Devam haberleri ise sitede hiç yer almadı. E, herhalde çatı da tehlikeye girsin istemiyorlar. Zaten TOKİ’ye parayı ‘Allah veriyor’muş... Başındaki zat öyle buyurdu.

Katakulliyi herkes gördü. “Ali Sami Yen’in yeri 1 milyar Dolar’ palavrası ters yüz oldu. İhaleye çıkıp çıkıp iptal ediliyor. Çünkü o bahsedilen paranın yarısına bile ulaşamıyor teklifler... Mızrak çuvala sığmayınca, çuvalı mızrağa sığdırmaya çalışıyorlar. Göz göre göre, rapora, hukuka rağmen devam ediyor yüzsüzlük... Hani ne yapıyorsanız yapın da, en azından bunu hak görerek insanları aptal yerine koymayın. Kimsenin aklını, vicdanını ve emeğini aşağılamayın.

Menfaatin konuşmayacağı dil yoktur. O ‘haksız rekabet’ denilen şeyi kamuoyu çok iyi bilir. Proje takımları iyi bilir. Siyaseti, icazeti, biatı, devleti, derin devleti, federasyonu yanına alıp futbola çullananları da çok iyi bilir. Papermoon’daki utanç sofralarını da gayet iyi bilir. Haklı olan haklılığını anlatamazsa işin varacağı yer burasıdır.

O yüzden Çelebi, Polat ve Bayraktar beyler sonuna kadar haklıdırlar. Şansal, Erman ve Hıncal beyler de sonuna kadar haklıdırlar.

Boşverin siz ‘yeminli suskunlar tekkesi’ne haber uçurmayı, asıl çatı ne oluyor çatı? Sıkı markaja alın ve fırçalayın da TOKİ yan çizmesin. ‘Allah’ın gönderdiği paralar’ çatıdan esirgenmesin.

Ona dikkat edin. Tepe tepe de kullanın...

Spor ve ahlak kavramı birbirinden boşanalı çok oluyormuş. Bizim gibi birkaç densize göre de bunu yapanlar ikisinden de hiçbir şey anlamamış oluyormuş. Siz boş verin bu boş konuşmaları, aldırmayın. Hizmetlerinizin devamını diler, haklı ve kutlu davanızda başarılar dilerim.


http://fanatik.ekolay.net/fb-Polat-hakli_6_YazarDetay_180253_17.htm

Çevrimdışı Ozan Aköz

  • İleti: 6476
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #71 : 10.06.10, 13:08 »
Bu yazıyı yazan kalemşörün takımımızla ilgili ilk makale denemesi değil bu satırlar.Zira kendisi askeri olduğu Fenerbahçe den çok Galatasaray hakkında yazmayı sever.Ama keşke 1-2 saatliğine şuraya misafirimiz olsa da,bu yazdıklarını tek tek cevaplayabilsek...Neden 1 milyar dolara ihale yapılmadığını sorarken,beklenilen 1,5 milyar doların ihale bedeli olmadığını kafasına çaksak...ne güzel olurdu.

Arkadaş 3 yıldır boşu boşuna yazıyoruz çiziyoruz.2-3 aydır Aslantepe hakkında yazmıyorum ve stad yapılana kadar da yazmayacağım diye söz verdim kendi kendime...

Ne desek boş...

İt ürür kervan yürür.
« Son Düzenleme: 10.06.10, 13:08 Gönderen: Ozan Aköz »

Çevrimdışı Hakan Can

  • İleti: 26172
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #72 : 10.06.10, 13:10 »
Yahu bu eleman tribünden inip, yazar olmuş bir eleman.
Normal tek bir yazısını bulamazsınız.
Kaale bile alınmaz.
« Son Düzenleme: 10.06.10, 13:10 Gönderen: Hakan Can »

Çevrimdışı Ahmet Gülen

  • İleti: 6668
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #73 : 10.06.10, 13:13 »
Yahu bu eleman tribünden inip, yazar olmuş bir eleman.
Normal tek bir yazısını bulamazsınız.
Kaale bile alınmaz.

Bir bunlara bak, birde bizim tribünlerden inip yazarlık yapana bak :) 

Çevrimdışı Aykut Akmercan

  • İleti: 1461
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #74 : 10.06.10, 15:44 »
Bu iddia çok konuşulur!

Trabzonspor ile Galatasaray arasındaki transfer gerginliğinde tansiyon yükseliyor !.. Bordo mavililerin yöneticisi Mahmut Aksu, Galatasaray'dan 4 oyuncunun paralarını alma konusunda sıkıntı yaşadıkları gerekçesiyle Trabzonspor forması giymek istediklerini iddia etti.

 
Mahmut Aksu, Galatasaray'ın transfer etmek istediği Trabzonsporlu futbolcular Selçuk İnan ve Ceyhun Gülselam konusuna ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, Trabzonspor'un istemediği sürece kimsenin hiçbir oyuncusunu alamayacağını belirterek, ''Bu, bugün böyle, yarın da böyle olacaktır. Selçuk İnan ve menajeri Galatasaray ile görüşmemiştir veya öyle bir ortama girmemiştir'' dedi.
 
Kendilerinin bunu bildiğini anlatan Aksu, ''Futbolcumuz ve menajerine inanıyoruz'' ifadesini kullandı.
 
Aksu, şunları kaydetti:
 
''Sayın Adnan Polat'ı, transferle ilgilenen personeli veya yöneticisi yanlış bilgilendirmiş olabilir. Ben asıl, gerçek bir olaydan bahsedeyim, Galatasaray'ın mevcut kadrosundaki 4 oyuncunun menajerleri sezon sonu beni arayıp 'Biz Trabzonspor'a gelmek isteriz. Alacaklarımız konusunda sıkıntı yaşıyoruz. Trabzonspor'daki arkadaşlarla görüşüyoruz. Onlar paralarını alma konusunda sıkıntı yaşamıyorlar. Anlaşırsak gelmek isteriz' dediler. Ben de başkana bu konu hakkında bilgi verdim. Başkan da bana, 'Adnan arkadaşımızdır. Böyle bir duruma sakın girme' dedi. Ben de bu menajerler ve oyuncularla görüşmedim. Bence iki başkan arasındaki bu farkı, spor kamuoyu değerlendirmeli.''

Kaynak : http://www.ligtv.com.tr/Default.aspx?r=1&hid=73623
« Son Düzenleme: 10.06.10, 15:47 Gönderen: Aykut Akmercan »

ScoutGS ForumGalatasarayGalatasaray 2010-2011 Medyametre