ScoutGS ForumGalatasarayGalatasaray 2010-2011 Medyametre

Gönderen Konu: 2010-2011 Medyametre  (Okunma sayısı 270869 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Oğuzhan Ozan

  • İleti: 443
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #375 : 02.09.10, 23:53 »
Alıntı
G.Saray'ın daveti üzerine Türkiye'ye geldiğini ifade eden 25 yaşındaki ön libero, "G.Saray'a transferimin nasıl gerçekleşmediğine hâlâ inanamıyorum. Halbuki beni 3 yıllık imza atmak için İstanbul'a çağırmışlardı. Fakat beni kandırdılar. G.Saraylı yöneticiler, sözünde durmadı." dedi. Başkan Adnan Polat'la prensip anlaşmasına vardığını anlatan Jovanoviç, "Hatta alacaklarıma karşılık Partizan'dan bonservisimi alarak İstanbul'a gittim. Ancak İstanbul'a geldiğimde her şey birden değişti. 3 yıl yerine 1 senelik sözleşme teklif ettiler. En sonunda benden vazgeçtiklerini söylediler. Az kalsın açıkta kalıyordum. En önemlisi Türklere olan güvenim sarsıldı." diye konuştu. Jovanoviç, Sırbistan'ın FK Rad takımı ile anlaştığını da sözlerine ekledi


Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #376 : 03.09.10, 00:34 »
Özgün bu haber Arda başlığında tartışıldı. ;)

Farketmemişim, ama hakettiği topikte de yerini bulsun. =P

Çevrimdışı Yakup Çağlar

  • İleti: 106
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #377 : 03.09.10, 02:14 »
Alıntı
"Arda yıldız değil çünkü.."

Galatasaray'ın eski oyuncularından Tanju Çolak, Arda Turan ile ilgili konuştu.

Eski milli futbolcu Tanju Çolak, Galatasaray futbol takımının kaptanı Arda Turan'ın yetenekli bir oyuncu olduğunu, ancak kendisinin Arda'ya hiçbir zaman ''yıldız'' demediğini söyledi. Aydın'ın Kuşadası ilçesinde 104 konutluk bir projenin yapımına ortak olan Çolak, projenin tanıtım toplantısında gazetecilerin spor gündemine ilişkin sorularını yanıtladı.
Arda Turan'a İspanya'nın Atletico Madrid kulübünden gelen teklife ilişkin bir soru üzerine, bu teklifin pek inandırıcı olmadığını savunan Tanju Çolak, şunları söyledi: ''Ben şaşırıyorum. Çünkü Arda, Galatasaray'ın yıldızı ama ben hiçbir zaman yıldız demedim, yetenekli. Benim için yıldız, skor tabelasını değiştirendir, takımına maç kazandırandır. Arda yetenekli ama kiloları var. 2-2,5 kilo fazlası var. Adaleli bir vücut bekliyordum, ama Eskişehirspor maçında formasını çıkarınca öyle olmadığını gördüm. Bana göre yazılı ve görüntülü basında çıkan transfer haberi düpedüz asparagas. Koskoca İspanyol takımı, Arda'yı son dakikada faks çekerek istiyor. Bunun öncesi yok mu? Bu kadar kolay mı bu işler? Galatasaray, Beşiktaş, Fenerbahçe bir futbolcu almak için aylarca çalışıyor, temas kuruyor, yazışıyor, mailleşiyor, parada anlaşamıyorlar ama bizim Arda'ya dün son dakikada 13 milyon avroluk bir teklif geliyor. Tartışılır. Ben gülüyorum. Böyle şeylerle Türkiye'de yaşayan ve bu gazeteleri okuyan insanları kandırmalarının doğru olmadığını düşünüyorum.''

Kaynak: Sporx.com

Resmi siteden, belgesi ile açıklanmış bir teklife "gazetelere inanmayın siz" diyor.

Kıraathane veya kulaktan dolma esnaf bilgileri ile gazetecilere demeç vermeyi ben Tanju Çolak ismine yakıştıramadım. Galatasaray için bu kadar önemli bir ismin, ticari bir konu için bir araya gelmiş insanlara Arda şöyle, Arda böyle şeklinde yorumlar yapmasını maalesef komik buluyorum.



Çevrimdışı Hakan Vargün

  • İleti: 6409
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #378 : 03.09.10, 02:18 »
Kaynak: Sporx.com

Resmi siteden, belgesi ile açıklanmış bir teklife "gazetelere inanmayın siz" diyor.

Kıraathane veya kulaktan dolma esnaf bilgileri ile gazetecilere demeç vermeyi ben Tanju Çolak ismine yakıştıramadım. Galatasaray için bu kadar önemli bir ismin, ticari bir konu için bir araya gelmiş insanlara Arda şöyle, Arda böyle şeklinde yorumlar yapmasını maalesef komik buluyorum.




Yakup Bey baştan yanılıyorsunuz bence.

Böyle birşey zaten anca Tanju gibi bir adamdan beklenirdi.

Çevrimdışı Yakup Çağlar

  • İleti: 106
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #379 : 03.09.10, 02:24 »
Yakup Bey baştan yanılıyorsunuz bence.

Böyle birşey zaten anca Tanju gibi bir adamdan beklenirdi.

Bizim için önemli bir isim olmasaydı, evet "Seviyesini Perçinlemiş" diyebilirdim. Ama demiyorum ;)

Çevrimdışı Mehmet Acun

  • İleti: 6187
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #380 : 03.09.10, 02:54 »
Eski "efsanelerin" saçma sapan beyanatlarla kendilerini gülünç duruma düşürmeleri üzerine üretilmiş akademik bir terim var mı acaba?

Buna Tanju,Şükür hatta Ünsal'ı da ekleyebiliriz...Önce o toplantıda ona o soruyu soran gazeteciyi sopalamak lazım.Yahu yapılacak binalarla ilgli soru sor,ne biliyim kredi imkanı nedir? Yada daha da güncel olsun "havuzlu mu havuzsuz mu? gibi...

Gazeteci aklı sıra polemik aramış,aradığını da bulmuş maaşallah :D

Çevrimdışı Şahin Caferli

  • İleti: 11257
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #381 : 03.09.10, 12:41 »
Alıntı

Misimovic, Lincoln ve Galatasaray!

Lincoln vardı bir de... Bundesliga'da yarattığı etki Misimovic'in çarpı ikisiydi, özel yaşantısı, sorunları, karakteri de tabii.
 
Fatih ŞAMLIOĞLU
fatihs@sporx.com


Medyada ciddi bir Galatasaray kirliliği, karamsarlığı var! Medya şu anda taraf, medya şu anda biraz farklı renklerde... Galatasaray, her küçük kademesine kadar sorgulanıyor, eleştiriliyor ve her geçen saniye negatif bir hava empoze edilmeye devam ediliyor. Neden? Çıkış noktası yapılamayan transferler ve sarı-kırmızılı yönetimin uyguladığı transfer politikası... Biz de, bu köşede yazdık, çizdik; az çok taraftar odaklı heyecan ve umut gerçeğinden yola çıkarak sıkıntılarımızı, isteklerimizi dile getirdik.

Galatasaray'ın eleştirilmesi, sorgulanması tabii ki normal; eleştirilmediği anda bir sorunun olduğu düşünülmeli ancak basında ciddi bir 'adaletsizlik' ve 'yıpratma eşitsizliği' söz konusu... Galatarasay geç transfer yaptı, UEFA Avrupa Ligi'nden elendi, ligde üç maçta iki mağlubiyet aldı (rakiplerle aradaki fikstürü gerçeğini de değerlendirmek lazım), Keita'yı sattı, vb... Ortada bir başarısızlık var ve eleştiri olağan... Şimdi medyadaki Fenerbahçe rüzgarına bakalım.

Galatasaray'da olmayan transfer Fenerbahçe'de var(dı). Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi Ön Elemesi'nde 10 takımlı İsviçre Ligi'nin bir takımına elendi. Olağan karşılandı, bir kişi çıkıp ağzını açmadı; eleştiremedi, sustu herkes. Ardından PAOK'a elendi bu takım... PAOK? Kimdir PAOK... Transfer dönemini başarılı geçiren (!) Fenerbahçe'nin iki Avrupa elemesinde de bir üst tura çıkamaması karşısında sessiz kalan medyanın, transfer yapamayan Galatasaray'ın Karpaty'e elenmesine de kendi normları içerisinde ses çıkarmaması lazım.

Burada asıl yerden yere vurulması gereken Fenerbahçe. Neden? Transfer yapılmış, eksikler giderilmiş, kombineler satılmış, kasa para dolmuş! Ya başarı? Yok... Medya kendi içerisinde çelişiyor, kalemler üzerindeki sarı-lacivert etki her geçen gün yuvarlanarak büyüyor. İşte burada Galatasaray'ın yönetiminin masaya yumruğunu vuramaması baş gösteriyor. Gerçi bildiğiniz, bildiğim Galatasaray yönetimi de dahil kimse... Adnan Polat, acı verse de Aziz Yıldırım olamıyor; Galatasaray markasının büyüklüğünü kullanamıyor; kesemiyor o parazitleri, hakaretlere boyun eğiyor. Öncelikli sorun da buradan başlıyor.

POLİTİKA

Galatasaray yönetimi Zlatan Ibrahimovic'i de getirse bu yıl uyguladığı transfer politikasında başarısızdır. Transferler geç yapılmıştır, satılmaması gereken oyuncular satılmış; alınmaması gereken oyuncular alınmıştır. Keita'yı 8.5 milyon avro'ya satan Galatasaray yönetiminin Misimovic için 7 milyon avro ödemesi ekonomik, dengeli transfer politikası ile açıklanamaz.

Sarı-kırmızı, Misimovic ve Insua transferleriyle kendisiyle ters düşmüştür. Realitede Keita'yı para kazanmak için satan, ekonomik dengeleri sağlamak için sansasyonel transferler yapmayacağı açıklayan sarı-kırmızılı yönetim Misimovic'i transfer ederek taraftar, medya ve camia baskısına yenilmiş; kiralık futbolcu almayacağız diyen yönetim Insua'yı kiralık olarak Florya'ya getirerek güven kaybına uğramıştır.

Aynı zamanda Keita'nın gidişi ve buna bağlı olarak Misimovic için ödenen bonservis bedeli; gün yüzüne çıkan çelişkiler ve Bosnalı oyuncunun tutmaması Galatasaray yönetiminin sonu olur. Konuşup, 'tartışabileceğimiz' her şeye rağmen Misimovic ve Insua hamlesi, heyecanını, coşkusunu, umudunu kaybeden sarı-kırmızılı taraftarlar için ateşleyici bir güç olmuştur. Adnan Polat ve kurmayları dinamik bir hamle yapması gerekiyordu; sadece onu yaptı.

FRANK RIJKAARD

Frank Rijkaard düz bir adam! Graeme Souness ve Eric Gerets'in sıcaklığı, içtenliği ya da amatörlüğü onda yok... Net konuşuyor, yönetimin çizdiği yolda yürüyor, basın mensuplarıyla sohbet; soru-cevap olayını, tuzakları artık aşmış... Dışarıdan felaket soğuk, itici ancak bir o kadar da karizması tavanda... Taraftarlar ilişkisi mesafeli, herkesle olduğu gibi... O, takım kalitesiz diyor, Ali Sami Yen tribünleri her maç onu alkışlıyor, herkesi ıslıklıyor; onu bağrına basıyor, sebebini bilmese de, doymasa da yine Rijkaard diyor. Tarif edilmesi mümkün olmayan bir güven var Frank Rijkaard'a. Medya hariç her cephede... Futbol bilgisi şaşırtıcı bir şekilde sürekli sorgulansa da o, Hakan Balta ve Çağlar Birinci'ye rağmen orta saha ya da kaleye değil de ısrarla sol bek mevkiine transfer istediği için meşin yuvarlak ile temasını nirvanaya ulaştırmıştır.

ARDA TURAN

Henüz 22 yaşında, üzerinde 25 milyon sarı-kırmızının baskısı var. Herkes Arda diyor, herkes ona sarılıyor. Koşsun Arda, asistler yapsın, goller atsın... Severiz biz Arda'yı... Sarı-kırmızının dayanılmaz ağırlığı 22'lik gencecik bir çoçuğun üzerine yüklendi. Arda odaklı bir takım oluşturuldu, Arda odaklı bir Galatasaray imajı... Biraz kıpırdadı mı takım oynuyor, maç kazanıyor, zevk veriyor. Arda, Galatasaray taraftarının heyecanı, belki de tribüne gelme nedeni. Her futbolcu gibi onun da kötü oynama, etksiz kalma ve baskı altında ezilme gibi mazaretleri olabilir ve her futbolcu gibi onun da tek başına yapabilecekleri kısıtıldır. Galatasaray taraftarı öncelikle bunu kabul edecek, koca bir camia tarafından omuzlarına ağır taşlar yüklenen futbolcunun 30 değil 23 yaşında olduğu unutmayacak.

ZVJEZDAN MISIMOVIC

Galatasaray, Gheorghe Hagi'nin ardından 'playmaker' mevkiisine yaptığı her transferde hayal kırıklığı yaşadı. Transfer edilen oyuncuların hiçbirinin kalitesi tartışılmaz... Felipe geldi, müthiş bir teknik kapasitesi olan; bana göre yeryüzündeki en iyi çalım becerisine sahip oyuncularından biriydi ama istikrarı yoktu! En az Misimovic kadardı o da... Ama olmadı, tutmadı. Transfer havası yaver gitmedi Felipe'nin...

Lincoln vardı bir de... Bundesliga'da yarattığı etki Misimovic'in çarpı ikisiydi, özel yaşantısı, sorunları, karakteri de tabii. Galatasaray taraftarı onu geri dönüşü olmayan bir aşkla sevdi, kalbinin en değerli noktasına koydu. Transfer etkisi kadar faydası olmasa da bir Lincoln geçti Florya'dan... 'Yetenek olarak' Lincoln ile Misimovic'i kıyaslamak futbol körlüğünden öteye gitmez. Gitmez ama sadece yetenek olarak!

Misimovic, Lincoln'e göre futbol karakteri kadar sosyal karakteri de kuvvetli bir adam... Performansı Armin Veh ile tavan yapan Misimovic'in Veh tarafından "Tanıdığım en karakterli futbolcu Misimovic" şeklinde nitelendirilmesi de boşa değildir. Dürüstür, açık sözlüdür, aklına geleni söyler; Wolfsburg'ta en iyi olduğu dönemde bile "Ayrılmak istiyorum" diyebilme cesaretine sahiptir kendisi... Taraftarın tepkisine sessiz kalmaz, o da tepki verir; hala amatördür. Jo, Leo Franco ya da Arda'yı ıslıklayan Galatasaray tarafarı Misimovic'i ıslıkladığında hiç de alışık olmadığı bir tepkiyle karşılaşabilir.

Misimovic, Lincoln'e göre yaşam ve sosyal kalitesi daha yüksek bir oyuncudur ancak Misimovic bir Lincoln değildir. Lincoln dar alanları sever, Misimovic geniş alan topçusudur. Lincoln oyun zekası sınırları zorlayan bir futbolcudur, Misimovic ise yapması gerekeni yapandır. Lincoln, taraftarı ayağa kaldırmasını, onları heyecanlandırmasını bilir ve taraftarı iyi tanır; Misimovic daha sadedir, gösterişten uzak bir yapıya sahiptir. Lincoln gole uzaktır; Misimovic nefes kadar yakın. Lincoln belki de en önemlisi her an oyunun kaderini değiştirebilir, Misimovic bunu yapabilmek için takım arkadaşlarından destek almak zorundadır.

Misimovic'in performansı yanında oynayan, arkasına iyi toplayan oyunculara göre katlanarak artar; Lincoln kendisinden sorumludur, ayağına top geldiği zaman olumsuz kullandığı anları çok az izleyebilirsiniz. Kısacası Misimovic bir Lincoln değildir. Misimovic'in bir Lincoln olmaması sarı-kırmızılı takıma faydalı olmayacağı anlamına da gelmiyor. Transfer ciddi bir risktir ve transferi etkileyen bir çok dinamik vardır. Bu etkin dinamikler Lincoln'ü etkilemedi; Misimovic'i ise? Beklemek lazım...

EMILIANO INSUA

Frank Rijkaard, iki sezondur savunmaya takviye istiyor. Bu aşırı arzudaki tek sebep Servet Çetin... Rijkaard, Servet'i kafasından silmiş, Servet de Rijkaard'ı... Rijkaard için Servet bir kumar; Servet için ise Rijkaard işini bilmeyen, basit, düz bir teknik adam! İkisi de birbirinden hoşnut değil; ikisi de her mağlubiyet sonrası ya da fırsat bulduğunda giydiriyor birbirine... Yönetim, Rijkaard'ı Servet'e mecbur bıraktı. Rijkaard'ın aklı sürekli o bölgede de olsa 'yaratılan alternatifsizlik- Servet'i o bölgenin hakimi yaptı!

Rijkaard, Neill'a partner yaratabilmek için Servet'i kullanmayarak o bölgede herkesi denedi. Hatırlayın Mehmet Topal oynadı stoperde bir ara. Rijkaard ısrarla stoper mevkiine transfer istedi, yönetim almak yerine sattı! Lucas Neill'a rağmen aksayan savunma kurgusunda Servet'in üzerini çizdi Hollandalı teknik adam Hakan Balta planını devreye soktu!

Rjkaard, stoper transferine sıcak bakmayan yönetimden sol bek transferi istedi ve Insua transferinin gerçekleşme nedeni de budur! 'Cin adam', Insua hamlesi ile hem Servet'i pasifize etme şansını yakaladı hem de Hakan Balta'ya alternatifler listesini yolunu gösterdi. Kısacası gerçekleşmesi muhtemel olan planlar, en az Insua transferi kadar önemlidir. Insua transferi, getirdikleriyle daha da anlam kazanacaktır.


Çevrimdışı Baran Ulus

  • İleti: 324
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #382 : 04.09.10, 01:43 »
http://www.sabah.com.tr/SabahSpor/Spor/2010/9/3/insuali_aslan_kazanamadi

Hep negatif haberler.

Normal bir haberi bile kötü sekilde bilincaltina yerlestirmeye calisiyorlar.

Nasil bir düsmanliktir bu?

Çevrimdışı Ahmet Kilic

  • İleti: 13885
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #383 : 04.09.10, 01:51 »
Alıntı
Misimovic, Lincoln'e göre yaşam ve sosyal kalitesi daha yüksek bir oyuncudur ancak Misimovic bir Lincoln değildir. Lincoln dar alanları sever, Misimovic geniş alan topçusudur. Lincoln oyun zekası sınırları zorlayan bir futbolcudur, Misimovic ise yapması gerekeni yapandır. Lincoln, taraftarı ayağa kaldırmasını, onları heyecanlandırmasını bilir ve taraftarı iyi tanır; Misimovic daha sadedir, gösterişten uzak bir yapıya sahiptir. Lincoln gole uzaktır; Misimovic nefes kadar yakın. Lincoln belki de en önemlisi her an oyunun kaderini değiştirebilir, Misimovic bunu yapabilmek için takım arkadaşlarından destek almak zorundadır.

Misimovic'in performansı yanında oynayan, arkasına iyi toplayan oyunculara göre katlanarak artar; Lincoln kendisinden sorumludur, ayağına top geldiği zaman olumsuz kullandığı anları çok az izleyebilirsiniz. Kısacası Misimovic bir Lincoln değildir. Misimovic'in bir Lincoln olmaması sarı-kırmızılı takıma faydalı olmayacağı anlamına da gelmiyor. Transfer ciddi bir risktir ve transferi etkileyen bir çok dinamik vardır. Bu etkin dinamikler Lincoln'ü etkilemedi; Misimovic'i ise? Beklemek lazım...

Yetenek hariç saçmalamış.

Biz başka bir adam izledik sanırım Lincoln diye.

Sağa bakıp sola vermek için kaç kere top kaptırdı Lincoln bir hatırlarsa iyi olur.

Çevrimdışı Hamza Talip Ekşi

  • İleti: 808
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #384 : 04.09.10, 02:08 »
Lincoln-Misimovic olayına katılıyorum Lincoln başka bir adam azıcık karakteri olsa R.Madrid'deydi.

Çevrimdışı Burak Aydin

  • İleti: 287
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #385 : 04.09.10, 09:23 »
Ancak maalesef Lincoln'ün hayatı boyunca yaşayıp yaşayacağı tek şampiyonluk 2007-2008 sezonunda bizde kazandığı şampiyonluk olacaktır. Misimovic ise buraya (hadi Bayern'dekini saymayalım) bir Bundesliga başarısı ile geliyor. Lincoln'ün yeteneğini daha fazla bulabilir ama hangi istatistiğe dayanarak Bundesliga'daki başarısını ve etkisini "çarpı iki" şeklide yorumlayabiliyor merak ediyorum açıkçası.

Çevrimdışı Sercan Düşmez

  • İleti: 2026
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #386 : 04.09.10, 23:25 »
Alıntı yapılan: topic=671.msg158703#msg158703 date=1283581418
Kayserispor'dan Polat'a destek
4 Eylül 2010 14:52 | NTV Spor ve Ajanslar
Kayserispor Kulübü, milli futbolcu Arda Turan konusunda Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat'ın Atletico Madrid'e karşı sergilediği tavrı yerinde bulduğunu ve Polat'ı desteklediğini açıkladı.

Kayserispor'un resmi internet sitesinden yayınlanan duyuruda, şu ifadelere yer verildi:
"Milli futbolcumuz Arda Turan konusunda Galatasaray Kulübü'nün Atletico Madrid'e karşı onurlu duruşunu destekliyoruz.

Galatasaray Kulübü başkanı sayın Adnan Polat'ın Galatasaray kaptanına etik ve ahlak dışı yapılan teklifi değerlendirme gereği bile duymaması, haysiyetli bir kulübün yapması gereken doğru tavırdır. Umuyoruz ki, Atletico Madrid Kulübü'nün FIFA ve UEFA'daki gücü ve medya yardımıyla Galatasaray Kulübü'nü haksız, geçimsiz ve sevimsiz gösterme çabalarına T.F.F. dahil herkes adalet ve asalet gereği tepki gösterir."

Bu şarlatanlar kendini ne sanıyor acaba?

Ufuk Çalışkan

Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #387 : 04.09.10, 23:30 »
Bu şarlatanlar kendini ne sanıyor acaba?
Şov peşindeler başka bir şey değil.
Gerçi haksızda değiller bana kalırsa.Hemen her transferi önce futbolcuyu ayartıp sonra kulübüyle görüşerek gerçekleştiriyoruz.Adnan Polat'ın bundan ötürü yakınması manidar bir durum tabi :)

Çevrimdışı Yunus Palay

  • İleti: 2208
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #388 : 04.09.10, 23:34 »
Yalakalık yapıyorlar !!
Yalakalığınızı uşağı olduklarınıza yapın !!

Çevrimdışı Sercan Düşmez

  • İleti: 2026
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #389 : 04.09.10, 23:34 »
O zaman Türkiye'de Bosman kuralları uygulanmasın profesyonel bir ortam yok çünkü. Bize laf atanlar önce kendine baksınlar Troisiyi nasıl aldılar acaba???

Çevrimdışı Kaan Mert

  • İleti: 328
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #390 : 05.09.10, 04:23 »
Akılları sıra, bizim Ali Turan olayına gönderme yapıyorlar....  Arkalarına aldıkları  siyasi destek sayesinde ötüyor bu Anadolu bülbülleri...Gün gelir devran döner...

Çevrimdışı Hakan Vargün

  • İleti: 6409
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #391 : 05.09.10, 06:26 »
O zaman Türkiye'de Bosman kuralları uygulanmasın profesyonel bir ortam yok çünkü. Bize laf atanlar önce kendine baksınlar Troisiyi nasıl aldılar acaba???
Sadece Troisi degil bu sezonda ayni sekilde Moritz i aldi cibiliyetsizler !!!

Çevrimdışı Arkın Öz

  • İleti: 1358
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #392 : 05.09.10, 12:18 »
Bu şarlatanlar kendini ne sanıyor acaba?


Dinime küfreden müslüman olsa.
Adama sormazlar mı Troisi yi Moritzi nasıl aldın diye.

Çevrimiçi Turan Solak

  • İleti: 12377
    • Blog
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #393 : 05.09.10, 12:31 »
Şu Hurma'yı görsem bir gün, önüne Bosman kuralıyla ilgili kitabı atacağım. Hatta buradan atıyorum, attım..

http://eur-lex.europa.eu/smartapi/cgi/sga_doc?smartapi!celexplus!prod!CELEXnumdoc&lg=en&numdoc=61993J0415
« Son Düzenleme: 05.09.10, 12:32 Gönderen: Turan Solak »

Çevrimdışı Metin Sucu

  • İleti: 1385
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #394 : 05.09.10, 12:43 »
Hergün ayrı yerinden tutup eleştirdikleri Lincoln, Misimovic gelince nasıl da kıymete binip çok yetenekli ve başarılı diye lanse ediliyor. Tamamen saçmalık üstüne kurulu bir yazı olmuş. Lincoln Bundesliga'da iz bırakmıştır gerçekten, ona kimse bir şey diyemez, ama bu iz Misimovic*2 falan değildir, istatistiklerine bakmak yeterli olur bunu görebilmek için. Bunlara cevap bile vermeye gerek yok aslında. Gerekli cevabı verecektir sahada Misimovic.

Çevrimdışı Sabri Zaferler

  • İleti: 1542
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #395 : 05.09.10, 13:11 »
Hurma=Şovmen başka hiçbirşey değil.

Çevrimdışı Hakan Vargün

  • İleti: 6409
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #396 : 05.09.10, 15:58 »
Şu Hurma'yı görsem bir gün, önüne Bosman kuralıyla ilgili kitabı atacağım. Hatta buradan atıyorum, attım..

http://eur-lex.europa.eu/smartapi/cgi/sga_doc?smartapi!celexplus!prod!CELEXnumdoc&lg=en&numdoc=61993J0415

Anlarmı dersin Turan Abi hemde İngilizce. :)

Çevrimdışı Mehmet Acun

  • İleti: 6187
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #397 : 05.09.10, 18:45 »
Bizim özellikle bir basın sözcümüzün olması gerekiyor.İşi sadece medyada boy göstermek ve gerektiği durumlarda takım ve klüp adına açıklama yapmak olacak...

Hurma gibi dangalakalar konuştuğunda ya da Altaylı gibi, şak diye cevaplarını verebilecek,zeki biri...

Şahan nasıl olur acaba :D Hem Galatasaylı eleman :P

Çevrimdışı Baran Ulus

  • İleti: 324
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #398 : 05.09.10, 20:21 »
Yalan haber. Kötü niyet! Galatasaray gibi bir klübün bunlarin farkinda olmasi, müdahale etmesi, gerekenlere hadlerini bildirmesi gerek.

Ilk önce Milliyet'in haberi:
Baslik: HAYIRDIR MISIMOVIC!
http://www.milliyet.com.tr/hayirdir-misimovic-/spor/sondakika/04.09.2010/1285116/default.htm

Haberde yazan yalan:
Başarılı orta saha oyuncusu, Galatasaray'a transfer olmadan Schalke 04 ile adının anılmasının hatırlatılması üzerine, "Schalke'yi çok istedim ama olmadı. Artık herhangi bir şekilde gidemem ama Schalke'de forma giymek son derece heyecan verici olurdu. Ama artık o defter kapandı" dedi.

Sport1.de'nin haberi. Misimovic'le yaptiklari ropörtaj.
Baslik: Schalke wäre interessant gewesen (Schalke enteresan olabilirdi)
Aslinda onlarin attiklari baslik da manupülatif. Schalke taraftarlarina yönelik atilmis bir baslik. Asagida tercümeden anlayabilirsiniz.
http://www.sport1.de/de/fussball/fussball_bundesliga/artikel_282863.html

Bu ropörtajin hicbir yerinde "Schake'yi cok isterdim" yazmiyor. Buna benzer bu ifadenin cikarilabilecegi bir yorum da yok. Özetle "Schalke'ye gitsem de üzülmezdim ama istedigim sey en sonunda gerceklesti." diyor. Yani ne desin daha adam. Schalke'ye nefret mi kusmasi gerekiyor?

Almanca bilmeyenler icin, google tercümesi bazen anlamsiz oldugu icin önemli yerlerini cevirmek istiyorum.

SPORT1: Herr Misimovic, Sie haben anstrengende Tage hinter sich. Sind Sie froh darüber, wie jetzt alles ausgegangen ist?
Zvjezdan Misimovic: Auf jeden Fall bin ich froh, denn es war eine lange Zeit mit viel Hin und Her. Letztlich ist mein Wunsch aber in Erfüllung gegangen - und das zählt.

Sport1: Misimovic, yorucu günleri arkanizda biraktiniz. Sonuctan memnun musunuz?
Misi: Kesinlikle memnunum, cünkü gelgitlerin cok yasandigi uzun bir zamandi. Ama sonunda arzum gerceklesti - ve önemli olan da bu.

SPORT1: Um Sie gab es viele Gerüchte. Wie lief es genau mit Schalke?
Misimovic: In die Details möchte ich jetzt nicht gehen. Sicherlich hätte ich mir vorstellen können, nach Schalke zu gehen, das wäre sehr interessant gewesen. Aber es hat nicht sein sollen, und damit ist das Kapitel für mich abgeschlossen.


Sport1: Ve bircok dedikodu yapildi. Tam olarak Schalke'yle neler yasandi?
Misi: Simdi detaylara girmek istemiyorum. Tabii ki Schalke'ye gitmeyi de düsünebilirdim, cok enteresan da olabilirdi. Ama olmadi, ve bu konu benim icin kapandi.

SPORT1: Wolfsburg war nicht unbedingt eine traditionelle Fußballstadt, jetzt spielen Sie in Istanbul, wo heißblütige Fans die großen Klubs unterstützen. Haben Sie von der Atmosphäre schon etwas aufnehmen können, wie war die Begrüßung?
Misimovic: Die Leute sind sehr fanatisch und leben den ganzen Tag für den Fußball. Das ist schon ein großer Unterschied und war mit ein Grund dafür, warum ich vom eher ruhigen, ländlichen in eine Metropole wollte.


Sport1: Wolfsburg cok da tipik tradisyonel bir futbol sehri degildi. Simdi ise büyük klüpleri atesli taraftarlarin destekledigi Istanbul'da oynayacaksiniz. Atmosferi hissetmeye basladiniz mi? Nedeni neydi kararinizin?
Misi: Insanlari cok fanatik ve bütün gün futbol icin yasiyorlar. Bu cok büyük bir fark ve benim icin de sakin bir kasabadan bir metropole gitmek icin önemli bir sebepti.

Ropörtajin sonlarina dogru:

SPORT1: Sie haben in Istanbul einen Vierjahresvertrag unterschrieben. Können Sie sich eine Bundesligarückkehr trotzdem vorstellen?
Misimovic: Ich kann mir vieles vorstellen, aber darüber brauchen wir jetzt noch nicht zu reden. Ich habe gerade erst etwas Neues angefangen und für vier Jahre unterschrieben. Da will ich nicht schon über andere Dinge reden.


Sport1: Istanbulda dört yillik antlasma imzaladiniz. Bundesliga'ya tekrar dönmeyi düsünür müsünüz?
Misi: Bircok sey düsünebilirim, ama simdi bunlarin hakkinda konusmaya gerek yok. Cok yeni bir seye basladim ve dört yillik antlasma yaptim. Daha simdiden baska seyler hakkinda konusmak istemiyorum.

"HAYIRDIR MILLIYET???"

Çevrimdışı Ahmet Kilic

  • İleti: 13885

ScoutGS ForumGalatasarayGalatasaray 2010-2011 Medyametre