ScoutGS ForumGalatasarayGalatasaray 2010-2011 Medyametre

Gönderen Konu: 2010-2011 Medyametre  (Okunma sayısı 271315 defa)

Huseyin Koytak, Şamil Akdağ ve 4 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Ediz Ay

  • İleti: 2534
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #200 : 28.07.10, 10:29 »
Aynen ben de bu yazıyı eklemek için girmiştim. Benden önce davranmışın renkdaş. Çok güzel yazmış.

Çevrimdışı Mehmet Acun

  • İleti: 6193
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #201 : 28.07.10, 12:13 »
Helal olsun güzel yazmış gerçekten de...

Çevrimdışı Rifki Soylu

  • İleti: 8039
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #202 : 28.07.10, 12:52 »
Borges Haldun Üstünel hakkinda güzel bir yazi yazmis.Okumanizi öneririm.

Çevrimdışı Selçuk Kılınç

  • İleti: 4051
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #203 : 28.07.10, 14:42 »
Alıntı
Haldun Üstünel Yöneticiligi.!



Ben 10 Mayis 2009'da yazmisim. Demirkol nedeniyle blogun belki de en cok okunan yazisidir. O zamanlar ne Lincoln-Üstünel olayini biliyordum ne de diger absürdlükleri. Yine de yazdim bunlari..

"Welt Gazetesi gecenlerde Türkiye'de calismis teknik adamlarin yasadigi garip olaylara el atmisti.. Bursaspor'da calisan alman abi anlatiyor: Yönetimde bulunan her adamin transfer ettirdigi bir oyuncu vardi ve hepsi tek tek gelip o oyuncunun oynatilmasi icin baski yapiyordu bana.. Ben de caresiz hepsini oynatiyordum ki oynatmadigim zaman bu baski sonucu eller silahlara bile gidiyordu diyor.. Galatasaraydaki durum da bundan farksiz.."

Ve söyle seyler de o zaman yazildi.

"Skibbe'yi alan zihniyet bilincli bir atilimi gerceklestirecek olsaydi bu seneyi cöpe atar ve sene icerisinde oynanan futboldan gelecege dogru kendisine yön cizerdi. Daha ücüncü macta bitirdiler Skibbe'nin isini.."

ve daha söyle seyler.

"Takimdaki gruplasmanin nedeni Bülent Korkmaz degildir.. Yönetimdir."

15 aydir Galatasarayin asli sorununun sizin "futbol subesi baskanligi" dediginiz benim siklikla buradaki anlayistan kaynakli "sportif direktör" olarak cevirdigim kurumun basiretsizliginden kaynaklandigini ve bu yüzden basariya uzak bir Galatasaray oldugunun üzerinde durdum.

Rahmetli Berger'in Bursaspor'da yasadiklarinin benzerini yasamis Galatasaray. O gün olan-bitenden habersiz bir sekilde ben bu olaylar yasanmiscasina yazdim,durdum. Aylar sonra Lincoln röportaji ile kimi detaylar gün isigina cikti. O röportaj da aylar sonra dile getirildi. Ya dile getirilemeyenler ?

En bastan baslayalim. Nasil yönetildi Galatasaray ?

Kariyerinden ve tavrindan dolayi basin nezdinde ve dolayisla oyuncularin gözünde otoritesi sarsilmis bir teknik direktör olan Skibbe'nin kendisinden habersiz ve fakat basina haber verilerek yardimcilari görevinden yönetim tarafindan alindi. Futbol subesinin bir kararidir.

Gerizekali bir yönetim bicimi benim icin budur. Su zihniyetin Galatasarayi ücüncü-besinci yapmasi bile aslinda basaridir.

Bir futbol subesi sorumlulugu ola ki teknik adaminin yardimcilarindan memnun degilse dahi teknik adamin otoritesinin her seyin önünde olmasi gerekliligi bilinci ile bu hamleyi dogru bir sekilde teknik adam ile konusup kendi arasinda cözmesi gerekir iken ipleri tamamen oyuncularin/basinin eline verip takimin basinda bulunan teknik adami caresiz, gücsüz ve etkisiz hale getiriyor.

Bariz bir yönetememezlik örnegidir bu.

Yardimcilar alinmasi gerekebilir, degisitirilmesinin dogru olacagini düsünmüs olabilir ama bunun tarzi yöneticilikten bihaber mantigin en güzel resmiydi. Galatasaray benim sorumlulugum altinda olan profesyonel bir sirket olsa o an icerisinde varolan yönetimi tasfiye ederdim. Yapilan eylemin icerigi degil yapilis tarzi ile takima verdigi zarari göremeyen, teknik adamin otoritesinin takim icin önemini kavrayamamis insanlarin varligidir asli sorun.

Sonra diyoruz ki futboldan gelenler yönetsin, isadamlari denetim kurulu olarak Almanyada oldugu gibi disarida kalsin. Bundesliga 15 yil önce birakti bu yönetim tarzini ve biz hala daha neyin ne oldugunu, nasil zarar verecegini algilayamayan isadamlarinin ise burnunu sokmasi sonrasi gerzekliklerine katlaniyoruz. Oysa UEFA kupasinin sirri, Faruk Süren'in her seyi 14 yil bu camiada top oynamis Fatih Terim'e birakmasi sonucu gelmistir. En kötü futbolcu yöneticisi en iyi isadamindan iyidir. Bu böyle biline..

Allofs,Hoeness,Nerlinger, Zorc,Bobic keyfinden sportif direktör olarak atanmiyorlar.. Hamburg daha yeni emekli ettigi oyuncusunu hemen buraya atadi. Neden acaba ? Stuttgart eski oyuncusunu daha dün yine sportif direktör olarak atadi, neden ?

Devam edelim.

Skibbe'nin Galatasarayi Ali Sami Yen'de Kocaelispor ile oynuyor. Sans bu ya; Takim oynuyor ve fakat belki de Skibbe'nin Galatasarayin basinda iken en buyuk kusuru olan defansindan dolayi garip goller yiyor ve 3-2 geride.. Bir penalti. Herkes, seyreden herkes biliyor ki o penalti girse maci alacak Galatasaray.. Cunku öyle oynuyor.. Baros kaciriyor ve dönüsünde yenilen golün üzüntüsü bir gol daha getirip 5-2 gibi bir skora ulasiyor rakip takim.. O mac icerisinde oynanilan futbol her seye ragmen atesli, keyiflidir ve fakat bu Skibbe'nin sonu oluyor.

Teknik adami kovmasi gereken eski futbolcu ise oradaki istahi görüp sabredebilir ve fakat yöneticisi ise isin tamamen "5" kismina takilip kalip rezillik olarak algilayip hamle yapar. Bu isadami-eski futbolcu farkidir. Hoeness, son bes hafta kala Sampiyonlar Ligine katilamayacagi korkusunu duyup Klinsmann'i "yeterli taktik antrenmani veremedigi" icin kovar iken kötü de skorlar alsa Van Gaal'in calismasini görebilecek yetkinlikte oldugu icin kalmasi yönünde ilk kriz aninda karar verebilmistir. Bunlar isadaminin kotarabilecegi isler degildir. Skora bakarlar, basin önünde rezaleti ölcerler, baska bir sey yapamaz.!

Futbol, sözlesme karsiligi futboldan gelen insanalr tarafindan yönetilmelidir.!(x 2586)

Bülent Korkmaz geliyor.. Muhtemelen ona edilen küfür sonucu cikardigi olaya bakarsak (tahmin) Haldun Üstünel'in muhtesem fikri oluyor bu. Takim henüz daha Skibbe'nin takimidir ve Bordeaux sonrasi Hamburg maci belki de bugünü anlamak icin bakilmasi gereken tek yerdir.

O takimin asist krali, oynadigi zaman mutlak suretle size galibiyeti getiren adami Lincoln. Öyle veya böyle Lincoln ile beraber Avrupada üstelik yillar sonra ve hatta daha cok deplasmanlarda cosmus bir Galatasaray var.. Nonda'ya gözü kapali asisti yaptiktan kisa süre sonra kirmizi kart sonrasi cikarilan Lincoln, oynama arzusu nedeniyle teknik adamina cikisiyor..

Büyük yönetici, aldigi kararlarla Galatasarayi kupalardan kupalara götürmüs Haldun Üstünel soyunma odasina iniyor. Adnan Sezgin'in "Olur böyle takma kafana" söylemleri ile yatistirmaya calistigi Lincoln'ün üzerine gidiyor ve öyle bir saldiri gerceklesiyor ki Lincoln oynadigi klubun yöneticisini FIFA'ya sikayet etmek istiyor ve fakat tek bir oyuncu buna sahit olmuyor.

Bir oyuncuyu(Lincoln) yönetici tartakliyor, arkadaslari bu olayi alkisliyor, teknik adami kadro disi birakiyor ve Haldun Üstünel, Galatasaray'in degerlerini koruyan isim olarak yine taraftarlarin aslani.

Bakin.. Lincoln'ü o an icin dövüp ülkesine gönderirseniz kötü de olsa bir yöneticilik yapmis olursunuz ve en azindan oradan Bülent Korkmaz'i Skibbe'nin aksine güclü cikarip daha basarili olmasini saglarsiniz.. Insani acidan sizi elestiririm ama yöneticilik babinda sözüm olmazdi.

Ve fakat arkadasim Galatasaray Lincoln'suz ciktigi Eskisehir macinda Ali Sami Yen Stadinda on kisi kalmis rakip karisinda 1-0 eleniyor. Aslen keyifsiz, istahsiz, ataksiz futbol burada basliyor.

Simdi kendinizi Lincoln'ün yerine koyun. Seni dövüyorlar, buna kimse sahit olmuyor ve sensiz Eskisehirspor macina cikip kahraman olmak istiyorlar ve fakat olamiyorlar. Ne x ne y kurtarabiliyor takimi.. Akabinde yine yedek ve yine beraberlik.. Sonrasinda Hamburg macinda "gel bizi kurtar" diyorlar..

O macta coklarinin dedigi bilincli bir sekilde oynamadigidir. Galatasaray yenildi. Oynasa "Dövdüm adam ettim" diyecek zihniyet tribünde.. Neden oynasin ? Neden dövdügün ve seni mahkemeye vermeyi düsündügün bir adam senin icin oynasin ? Adam futbolu birakiyordu az daha..

Alti yildir burada takir takir oynuyordu da sana gelince neden tuhaf oluyor ?

Bu nasil yöneticiliktir ?

Oyuncu transfer ediyormus.(Baska da tek bir iyi eylemi yok, oyuncu transferi... )Iyi tamam da sen takimin Sampiyonlugunu,UEFA kupasini caliyorsun. Sampiyionlar Ligini calip milyonlarca euro zarara sokuyorsun. Oynatip satabilecegin adami oynatmayip satamiyorsun uzunca bir süre..

O dönem öyle puanlar kaybetti ki rakipler, Galatasaray en kötü Sampiyonlar Ligine girerdi ve Bremeni de eleyip finale kalirdi UEFA kupasinda. Haldun Üstünel'in muhtesem yöneticiligi nedeniyle bu olmamistir. Eskisehir maglubiyeti, düsen Hacettepe'yi yenememe v.s..

Su ayrintiya dikkat etmek gerekir. Adnan Sezgin'in oyuncunun sirtini sivazladigi ortama dalip kesip bicen bir adamdir. Yaptigi eylemin disinda Adnan Sezgin ile olan bir meselesi mevcut. Bu ikibasliligin oldugu yerde ilk satira dönün.. Her teknik adamin bir oyuncusunun oldugu yer. Nonda-Lincoln Sezgin transferidir zira..

Adnan Polat cokca zaman karar alici konumunda olmadi, cevresindekileri dinledi ve bu yüzden Galatasaray'in tuhaf ve birbirleri ile celiskili olan tavirlari vardi. Arda Turan "ben íkinci kaptan olmam" diye seyircileri gaza getire dursun, oyuncuya karsi bir cikis yapiliyor. Florya'nin 5 kapisi var diye.. Bu cikistan cok degil bes ay sonra "Metin Oktay, 10 numara, senin etrafinda takim kuracagiz".

Anlayan beri gelsin..

Mesele su ki herhangi birisini tavir olarak al, bir yere kadar dogrudur hepsi. Ve fakat her ikisini birden alti ay icerisinde aliyorsan cok ciddi bir cekisme, sorun, kriz vardir orada. Ortaya cikmiyor.

Diyorlar ki: Sadece transfer konusunda yetkili olarak kalsa olmaz miydi ?

Bu güce sahip olmus bir insan bu sekilde kalabilir mi yahu, mümkün mü ?

Her seyin disinda önce sunu dedim: Birisi gitsin bu takimdan, kim oldugu "Birisi gittikten" sonra tartisilabilir ama dogru olan bu iki isimden birisinin yöneticilik vasfinin olmamasidir. Burasi profesyonel bir kurum olmadigindan dolayi yönetici olarak bir digeri kaldigi ölcüde oyuncular, sunlar, bunlar takimin basini agritacaktir. Görev yetkileri alindigi ölcüde daha da beter kuyu kazilacaktir arkadan..

Pek cogunuz ve hatta yüzde doksandokuzunuz keske Haldun Üstünel kalsa da Sezgin gitseydi diyeceksiniz.

Ben derim ki: Sezgin bir kere sazi eline aldi, Galatasaray Sampiyon oldu. Üstünel sazi alip neler yaptigi ortadadir. Her eylemi taraftara yönelik ve fakat dogru degildir.

Benim dilegim:

Ne Adnan Sezgin ne Haldun Üstünel.. ikisi birden olabilecek en kötüsü.!

Stuttgart nasil eski futbolcusu Bobic'i getiriyorsa bugün ayni sekilde Galatasarayi da bu klubün icerisinden gelme bir futbolcu yönetsin. Belki o bir oyuncunun önemini, bir teknik adamin otoritesinin takim icin ne demek oldugunu ve dahasi bu gibi sayisiz problem karsisinda onlarca yillik oyunculugu sonucunda elde ettigi tecrübesi sonrasi kendiliginden dogru karari verecektir.

En kötü futbolcu yönetimi en iyi isadamindan her zaman iyidir.!

Almanyada delegeler "denetim kurulu"nu secerler. Yaklasik 11 kisi. Bu insanlar -Polat ve ekibi diye düsünün- futbolu ve sirketi yönetecek olan insanlari sözlesme karsiligi takimin basina getirirler. Profesyoneller yönetir, isadamlari degil.! Futbol subesinin profesyonelleri de her zaman eski futbolculardir. Bu sisteme gecilmesi en büyük dilegim..!

Futbolu futboldan gelme insanlar yönetsin, isadamlari degil.! Bir kez Terim o sekilde sazi eline alinca UEFA kupasi gelmistir baska türlü mümkün degil..

Simdi bu düsünce bicimi tepki cekecektir. Cunku taraftar üc önemli ismi getireni baskan yapiyor, yöneticiyi de Allah.. Burada kimseyi elestirmiyorum ama gelinecek yol yukarida cizdigim tablodur. Ama bugün ama yarin bu is profesyonellere kalacaktir sonunda..

Ve Haldun Üstünel transfer konusu disinda kötü bir yöneticiydi.


Rıfkı abinin önerisinden sonra yazıyı bende okudum ve okumak isteyenler için ekledim. Gerçekten okunması gereken bir yazı olmuş.

Çevrimdışı Burak Sacı

  • İleti: 5969
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #204 : 29.07.10, 17:50 »
Bu Hıncal Uluç neden bukadar olumsuz konuşur hep Galatasaray hakkında? Bir bilen var mı? gerçekten merak ediyorum. Hayır bazı tahminlerde bulunabiliyorum ama gerçek sebebini merak ediyorum.

Çevrimiçi Serkan Gündüz

  • İleti: 2759
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #205 : 31.07.10, 12:38 »
Alıntı
YENİLENMEK VE DEĞİŞMEK ZORUNDAYIZ''

Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat, ''Teknik direktörümüz Frank Rijkaard'ın liderliğindeki futbol takımımız, yeni stadımızda ilk şampiyonluğumuzu elde etmek için ter dökecektir'' dedi.

Galatasaray Kulübünün aylık resmi yayın organı Galatasaray dergisinin Ağustos sayısında sarı-kırmızılı camiaya seslenen Adnan Polat, tesisleşme ve gelir getirici proje çalışmalarının yanı sıra sportif başarı için de yeni yatırımlara gittiklerini vurguladı.

Bu sezon amatör branşlarda yepyeni ve güçlü kadrolar oluşturduklarını anlatan Polat, ''Galatasaray'ın zaten çok değerli olan futbol takımını, mücadele gücü yüksek yeni oyuncularla takviye ettik, ediyoruz. Yeni sezonda mücadele edecek tüm takımlarımız, mücadele ettikleri tüm kategorilerde şampiyonluk için yarışacaklardır. Teknik direktörümüz Frank Rijkaard'ın liderliğindeki futbol takımımız, yeni stadımızda ilk şampiyonluğumuzu elde etmek için ter dökecektir'' ifadelerini kullandı.

-''YENİLENMEK VE DEĞİŞMEK ZORUNDAYIZ''-

Daha rekabetçi hale gelen günümüzün spor endüstrisinde var olabilmek, daha güçlü olabilmek için yenilenmek ve değişmek zorunda olduklarını vurgulayan başkan Polat, ''Değişim gereğini hiç fark etmeyip, dışında kalamayız. Yüzeysel olarak bakamayız. Makyaj yaparak eksikliklerimizi kapatamayız. Rüzgara göre yön değiştiremeyiz. Biz rüzgara kapılmak ya da fırtınayı önceden sezip tedbir almak yerine bunu bizzat oluşturan ve yönlendiren olmak istiyoruz. Bunu için gerekli olan bilgi, esneklik ve motivasyon Galatasaray'ın genlerinde vardır'' diye görüşlerini aktardı.

Adnan Polat, dergideki başyazısında daha sonra şunları kaydetti:

''Yenilikçilik, Türkiye'de her zaman ilklerin kulübü olmuş olan Galatasaray için ayrılmaz bir özelliktir. Galatasaray, 105 yıllık bir çınar olarak bu süreci, kendi geleneğine uygun bir dinamizm içerisinde tamamlayacaktır. Galatasaray yönetimi olarak tercihimiz, konulara kısa vadeli yaklaşmak veya sorunlara yan etkisi olabilecek çabuk çözümler üretmek yerine, bu sorunların kök nedenlerine inerek olayları yönlendirebilecek, kaldıraç gücü yüksek aksiyonlar üretmek olmuştur.

Bu tercih, kısa vadede bazı sancılar ortaya çıkarabilir ancak Galatasaray'ın geleceği açısından çok yararlı sonuçlar yaratacaktır. Kötüden iyiye doğru bile olsa, uyumsuzluk olmadan değişim yapılamaz. Çünkü, kulübümüzün her sorununa tek tek dokunuyoruz ve tümüyle tek tek uğraşıyoruz.''

-''PROJELERİMİZİ TAMAMLIYORUZ''-

Sarı-kırmızılı kulüpteki tesisleşme çalışmaları ve yeni projeler hakkında da bilgiler veren Adnan Polat, şunları kaydetti:

''Bir yandan yeni stadımızı ligin 2. yarısında hazır hale getirmek için gece gündüz uğraşırken, diğer yandan şirketlerin birleşmesi sürecini tamamlıyoruz. Bir yandan modern bir holding yapılanmasına tüm kurallarıyla birlikte geçmek için gerekli altyapıyı kurarken, diğer yandan uzun vadeli planlamalarla, gelir getirici yeni yatırımların peşine düşüyoruz. Bir yandan milyonlarca Galatasaraylıyı kulübe daha fazla katkı yapmasını sağlayacak yeni mecralar yaratırken, diğer yandan Galatasarayımıza yeni tesisler kazandırmak üzere projelerimizi tamamlıyoruz.''

-''ÜSTESİNDEN GELEMEYECEĞİMİZ HİÇBİR ZORLUK YOKTUR''-

Hazırlanan yeni tüzük, Türk Telekom Arena, birleşmesi tamamlanan Galatasaray A.Ş, Riva arazisi ve diğer tesisleşme çalışmalarını örnek gösteren Adnan Polat, ''Sizlere anlattığım bu resmin bütününü göremeyenler veya görmek istemeyenler, çarpıtılmış bir Galatasaray imajı sunmaya çalışmaktadırlar. Bu gayretlerin başarıya ulaşması imkansızdır. Galatasaray, bir bütün olarak, birlik ve beraberlik ruhu içerisinde yoluna eskisinden daha güçlü olarak devam etmektedir'' ifadelerini kullandı.

Adnan Polat, dergideki yazısının son bölümünde şunları kaydetti:

''528 yıllık bir mazinin büyüklüğünü ve milyonlarca taraftarın enerjisini yanımıza aldığımızda, biliyor ve inanıyoruz ki, üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir zorluk yoktur. Camiamızın büyüklüğü ve gücü bize tüm sorunları aşma gücünü vermektedir. Sizlerin desteğiyle başaracağımıza inanıyoruz.

2010-2011 sezonunun Galatasarayımıza üstün başarılar ve şampiyonluklar getirmesini diliyorum.''
« Son Düzenleme: 31.07.10, 19:40 Gönderen: Ahmet Gülen »

Çevrimdışı Ali Kayhan

  • İleti: 210
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #206 : 31.07.10, 21:45 »
Alıntı
İşte Galatasaray'ın felaket senaryoları;

Rijkaard gidecek
G.SARAY’ın elenmesi halinde Frank Rijkaard’ın kredisi tükenecek. Hollandalı teknik adamın koltuğu ciddi şekilde sallanıyor ve kötü bir sonuç halinde görevinde kalamayacağı belirtiliyor.

Terim gelecek
Böyle bir durumda en çok telaffuz edilen isim ise yabancı biri değil; Fatih Terim... Sarı kırmızılı kulüpte henüz hiçbir kulüple anlaşmayan Terim’in ismi iyice gündeme gelmeye başlandı.

Muhalefet güçlenecek
Avrupa Ligi’nden henüz sezonun başında elenilmesi halinde G.Saray’daki muhalefetin eli güçlenecek. Yönetime olan tepkiler yükselecek. Başkan Polat ve ekibi zor günler yaşayacak.

Tribün karışacak
Yönetim, muhalefetin yanı sıra en büyük darbelerden birini de tribünlerinden yiyecek. Keita’nın gitmesi, Haldun Üstünel’in istifası derken protestolar iyice artacak.

Transfere darbe
Yönetimin olası bir şokta yaşayacağı en büyük sorun ise transfer görüşmeleri olacak. Avrupa’da oynayamaması, G.Saray’ın yıldız transferi planını büyük sekteye uğratacak.

Vitrine çıkamayacaklar
Başta Arda Turan olmak üzere G.Saraylı futbolcular için vitrin özelliği taşıyan Avrupa sahnesi son bulacak. Oyuncuların değerlerinde yükselme olmayacak ve yıldızlar prim yapamayacak.

Takıma protesto
Daha şimdiden G.Saray taraftarı, oyunculara karşı bir hayli kızgın. Forumlarda öfke had safhaya ulaşmış durumda. Elenilmesi halinde tribünler ile futbolcuların arası iyice açılabilir.


Yani artık iyice saçmalamaya başladılar. Kehanet, dilek karışımı haberleri sitenin ana sayfasına koyuyorlar yahu. Kim yazdı en azından bu kehanetleri onu ekleyin haberin altına desek, o da yok.

Çevrimdışı Ferhat Demir

  • İleti: 8106
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #207 : 31.07.10, 22:57 »
Kendileri çalıp, kendileri oynuyor. Yaşanmamış birşey için dur sen bu kadar uğraş ve felaket tablosu çıkart ortaya. Akıl alacak iş değil.

Çevrimiçi Serkan Gündüz

  • İleti: 2759
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #208 : 01.08.10, 12:52 »
Alıntı
"ÖNEMLİ OLAN GÖZE HOŞ GELEN FUTBOL"

Galatasaray Teknik Direktörü Frank Rijkaard, futbol anlayışıyla ilgili olarak, kendisi için göze hoş gelen oyunun daha önemli olduğunu söyledi.

Hollandalı çalıştırıcı, Galatasaray Dergisi'nin ağustos ayı sayısında yer alan röportajında, kariyeri boyunca güzel futbol için çalıştığını dile getirirken, ''Benim için önemli olan güzel futbol oynamak. Futbolculuk ve teknik direktörlük kariyerim boyunca sürekli olarak bunun için çalıştım. Futbolun halk için oynandığını düşündüm. Türkiye'de ise sonuç almak, insanlara her zaman daha çekici geliyor. Burada netice öne çıkıyor, oynadığınız futbol değil. Ancak iyi futbol oynarsanız, o anlayışın devamı gelir. Bu gelecek için bir yatırımdır. Teminattır bir anlamda. Bugün rakip ağlara gitmeyen top, ilerleyen zamanda sizi istediğiniz sonuca ulaştırabilir. Önemli olan futbola bakış açısı ve mentalite'' diye konuştu.

Geride kalan sezonda yaşanan başarısızlık konusunda, ''Gelen oyuncular, sakatlanan futbolcularımızın yerlerini dolduramadılar. O yüzden bazı sorunlar yaşadık. Bizim isteğimiz her zaman hücum futbolu tabii. Aynı futbol modeliyle oynamaya çalıştık'' ifadelerini kullanan Rijkaard, oyun planlarını üzerlerine kurdukları isimlerden Harry Kewell ile Milan Baros'un eksikliklerini telafi edememiş olmalarından yakındı.

-''NEILL VE CANA'NIN TRANSFERİ TÜRK FUTBOLUNUN YAPISIYLA İLGİLİ''-

Frank Rijkaard, Türkiye'de fizik gücüne dayalı bir futbol oynandığını kaydederken, Lucas Neill ve Lorik Cana'nın transferlerinin bu yapıyla ilgili olduğunu aktardı.

Süper Lig'in karakterine daha fazla uyum sağlayabilmeleri için bazı hamleler yapmaları gerektiğini dile getiren Rijkaard, ''Lucas Neill ve Lorik Cana'nın gelmesi de Türk futbolunun bu yapısıyla ilgili. Takımdaki mücadele gücünün artması için böylesi oyunculara ihtiyacımız vardı'' dedi.

-''MEHMET BATDAL'IN BAŞARILI OLMASINI İSTİYORUZ'
'-

Yeni sezon kadrosuna değinen Hollandalı çalıştırıcı, takımda Milan Baros, Mehmet Batdal ve Harry Kewell'dan oluşan bir forvet hattı bulunduğunu kaydederken, hem bunun kendileri için daha çok alternatif anlamına geldiğini belirtti, hem de genç oyuncu Mehmet Matdal'dan olan beklentilerini aktardı.

Yaptığı değerlendirmede Mehmet Batdal'a geniş yer ayıran Rijkaard, ''Kendisi genç bir oyuncu. Bizim katkılarımızla seviye atlayarak Galatasaray için uzun yıllar emek sarf etmesini umuyorum. Fiziksel olarak çok kuvvetli. Bunu gayet rahat görebiliyorsunuz. Ayaklarını oldukça iyi kullanabiliyor. Boyuna göre ise son derece esnek ve yumuşak bileklere sahip. Daha önemlisi, etrafında bulunan arkadaşlarına hakim olabiliyor. Takımımıza çok büyük katkılar sağlayabilir. Ancak çalışması lazım. Şu an için gayet iyi gidiyor. Biz de onun başarılı olmasını istiyoruz'' şeklinde konuştu.
   
      
   

Çevrimdışı Ferhat Demir

  • İleti: 8106
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #209 : 01.08.10, 14:20 »
Alıntı
"GALATASARAY'DAN BİR HALT OLMAZ!"
Habertürk yazarı Fatih Altaylı, Galatasaray'ı ve Galatasaray yönetimini ağır biçimde eleştirdi.

Galatasaray'dan bir halt olmaz!

Biraz tatil yapalım dedik, Galatasaray sayesinde burnumuzdan geldi.

UEFA ön eleme maçında kendi kendime sinirlenmenin dışında, gittiğim her yerde tanıyanlar soruyor, “Ne olacak bu Galatasaray’ın hali” diye.

Bir kere daha yazayım da, artık bu sıkıcı soruya yanıt vermek zorunda kalmayayım.

Hemen söyleyeyim.

Galatasaray’ın hali hiç iyi değil. Hatta rezalet ve yakın dönemde iyi olacağı falan da yok.

Çünkü bir kulübün hali, yönetiminin haliyle müsemmadır.

Bugün Galatasaray’da, değil Galatasaray çapında bir kulübü, Yeşildirekspor’u bile yönetemeyecek bir yönetim var.

Daha doğrusu yönetim bile yok.

Başkan Polat bütün otoritesini kaybetmiş durumda. Ne yönetimde, ne takım içinde hiçbir saygınlığı yok.

Yönetim içinde tam bir hizipleşme yaşanıyor.

Bir yanda Yiğit Şardan iplerin büyük bölümünü elinde tutuyor.

Diğer yanda Cemal Özgörkey, Şardan’a ve Polat’a isyan bayrağını açmış, alternatif bir yönetim oluşturmuş durumda.

Rahmetli Canaydın’ın miras bıraktığı Mehmet Helvacı, başka bir klik oluşturmuş.

Takımda tam bir başıbozukluk hâkim.

Futbolcular otobüsten inip taraftarla kavga ediyor, otobüste lafı geçecek bir yönetici yok. 20 yaşındaki delikanlılar Allah’a emanet.

Başkan futbolcuları aleyhine konuşuyor, futbolcular sağda solda Başkan hakkında dedikodu yapıyor.

Kimsenin kimseye saygısı kalmamış.

Yeni stadın gelirlerinin büyük bölümü kasaya inmiş ama harcanmış bile.

Ciddi kaynaklar yaratılmış ama aynı kaynaklar ciddiyetsiz bir biçimde har vurup harman savrulmuş.

Bu havayla bu Galatasaray’dan hiçbir halt olmaz.

Geçen sezonu bile ararız.

Haberiniz olsun.

Çevrimdışı Ferhat Demir

  • İleti: 8106
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #210 : 01.08.10, 14:21 »
Fatih Altay'lı dozunu iyice kaçırmaya başlamış. Yönetimi sevmeyen sallıyor oh ne ala iş.

Çevrimdışı Ilkay Çam

  • İleti: 6390
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #211 : 01.08.10, 14:22 »
Fatih Altay'lı dozunu iyice kaçırmaya başlamış. Yönetimi sevmeyen sallıyor oh ne ala iş.

Bu adami hic sevmiyorum.

Çevrimiçi Ahmet Gülen

  • İleti: 6661
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #212 : 01.08.10, 14:24 »
Galatasaray elbetteki eleştirilir fakat sen "Galatasaray'dan bir halt olmaz" diye başlık atabiliyorsan eğer benim gözümde Galatasaray'lı da değilsindir zaten. Senin bu kulüpte yöneticilik yapmış olmandan dolayı utanıyorum.

Çevrimdışı Oktay Samioğlu

  • İleti: 2341
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #213 : 01.08.10, 14:25 »
Yönetime kulübe yakın olamayan, gazetesine yazacak haber bulamayan, transfer haberi, tüyosu bile alamayan zihniyet; ağzı köpürmüş şekilde sağa sola saldırıyor. Buna en güzel yanıtı takımın  vermesi gerekiyor.

Çevrimdışı Ferhat Demir

  • İleti: 8106
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #214 : 01.08.10, 14:29 »
Hayır yapılan bir işi beğenmeyebilirsiniz, yapılanlar kendinizce doğru değildir saygı çerçevesinde eleştirirsin. İnsanlar artık bunu yapamıyor, saygısızca, hoş olmayan bir dille kaleme alıyor. Yazılanların karşı tarafı rencide etmeden, insanın yazılan sonunda kendi sorgulamasını sağlayacak şekilde yazılmalı. Bu şekilde davranmak sadece sizi itici bir hale getirir, zamanla hiç kimse söylediklerinizi dinlemez, okumaz olur.

Çevrimiçi Serkan Gündüz

  • İleti: 2759
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #215 : 01.08.10, 14:31 »
Bu ve bunun gibi Galatasaray sayesinde piyasa yapıp sonra bu güzel camiaya hakaret ederk gündemde kalmak isteyen şahısları bu kulüpten derhal ihraç etsinler.

Bunların kulübe yarardan çok zararları oluyor.

Çevrimdışı Çağlar Şahingöz

  • İleti: 12050
    • ScoutGS
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #216 : 01.08.10, 15:52 »
Fatih Altaylı'dan da bir ..k olmaz!!

Çevrimdışı Arkın Öz

  • İleti: 1358
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #217 : 01.08.10, 16:11 »
Fatih Altaylının Galatasaraylı olduğundan şüphe duyuyorum,bu mudur Galatasaray terbiyesi,hani kol kırılır yen içinde kalırdı,klüp divan toplantısında yerden yere vur,acımasızca eleştir ama böyle ulu orta yerdeyapılan iş iş değildir.Kime hizmet ettiğini gerçekten çok merak ediyorum bu zatı muhteremin.

Çevrimdışı Selçuk Kılınç

  • İleti: 4051
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #218 : 01.08.10, 20:36 »
Alıntı
Özgörkey son noktayı koydu



Galatasaray yönetimi içinde huzursuzluk olduğu iddialarına, yönetim kurulu üyesi Cemal Özgörkey son noktayı koydu.

Son olarak Haldun Üstünel'in istifasının ardından, yönetimde Pazarlama A.Ş ve Binicilik Şube Başkanı görevilerini başarıyla sürdüren Cemal Özgörkey'in bir başka yönetici Ali Haşhaş ile birlikte istifa edeceği yolunda iddialar ortaya atıldı.

Özellikle Cemal Özgörkey'in asbaşkan Yiğit Şardan ile arasında görev paylaşımı açısından gerginlik olduğu haberleri de haftalardır değişik medya organlarında dile getirildi. İşte bu iddiaların muhatabı olan Cemal Özgörkey, şunları söyledi:

"Benim yönetim kurulu içerisinde 3 görevim var. Yönetim kurulu üyesiyim, Pazarlama A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı ve Binicilik Şube başkanıyım. Bu görevlerim içinde yönetim kurulu üyeliğim 2012 Mart ayına kadar sürer. Çünkü Galatasaray Genel Kurulu bu görevi bize vermiştir ve bunu tamamlamak ilk amacımızdır. Yönetim kurulundan Ali Haşhaş ile birlikte istifa edeceğimiz basit bir dedikodudan ibarettir."

Cemal Özgörkey, asbaşkan Yiğit Şardan ile aralarında gerginlik olduğu iddialarına ise şu yorumu yaptı:

"Yiğit kardeşim ile direkt hiçbir sorunumuz ve iddia edildiği gibi tartışmamız olmadı. Aksine birbirimizi telefonla, mesajla yaptığımız işlerden dolayı kutlayıp, desteklemişizdir. Yönetim kurulu içinde birçok projede fikir ayrılığı olmuştur, bundan sonra da olacaktır. Günümüzde bundan daha doğal bir şey de olamaz.

Hepimiz, Galatasaray'ı nasıl daha iyiye taşırız, onun derdindeyiz. Şirketlerin birleşmesi ile ilgili çalışmalar, görüşmeler 2008 yılından beri sürmektedir ve hala üzerinde çalışılmaktadır."

Başarılı yönetici, kendisine bağlı Pazarlama A.Ş'nin gerçekleştirdiği forma lansmanı ile ilgili de şu açıklamayı yaptı:

"Forma tanıtımı bu sene internet ortamında değişik bir formatla ve Türkiye'de ilk kez denenen bir çalışma ile gerçekleştirdik. Ayrıca futbol takımının kamp için Avrupa'da olması, son zamanlarda artan terör olayları yüzünden şehitlerimizin acısını taşımamız nedeniyle, eğlenceli bir forma tanıtımı yapmaktan kaçındık.

Formanın internetten tanıtılacağı bütün gün Pazarlama A.Ş ekibim ile birlikte internet başında çalıştık. Bu yüzden yönetim kurulundaki son toplantıya katılamadım. Bu hafta mutlaka toplantıda olacağım."


Çevrimdışı Nazmiye Çetin

  • İleti: 7
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #219 : 01.08.10, 22:28 »
Perşembe görürsem sorarım. Cevabını yazarım buraya.
Sanırım görüşemediniz. Melih Şabanoğlu olaylara hep iyimser bakan,  en kötü günde umut aşılayan birisi. Yazılarının eksikliğini hissediyorum. Nisan'dan beri sesinin soluğunun çıkmaması üzücü gerçekten.Bizleri, yani her gün Gayın-Sin'i bir kez tıklayanları durumundan haberdar ederseniz, çok memnun olurum.

Çevrimdışı Oktay Samioğlu

  • İleti: 2341
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #220 : 01.08.10, 22:36 »
Sanırım görüşemediniz. Melih Şabanoğlu olaylara hep iyimser bakan,  en kötü günde umut aşılayan birisi. Yazılarının eksikliğini hissediyorum. Nisan'dan beri sesinin soluğunun çıkmaması üzücü gerçekten.Bizleri, yani her gün Gayın-Sin'i bir kez tıklayanları durumundan haberdar ederseniz, çok memnun olurum.

Bu konuda bilgi verildi. Turan Solak, Melih abinin bir süre dinlenmek istediğini ve bu yüzden ara verdiğini sağlığının yerinde olduğunu söyledi. Zaten  mutlu günler başlığı altında paylaşılan resimde Melih Şabanoğlu'da kısmen çıkmış. Yani durumlar iyi.
« Son Düzenleme: 01.08.10, 22:38 Gönderen: Oktay Samioğlu »

Çevrimdışı Turan Solak

  • İleti: 12381
    • Blog
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #221 : 01.08.10, 22:50 »
Ali abi konuştu konu hakkında. Kendisi söyler. Ama Bursa maçında bir kez daha detaylı soracağım dedi. Ayak üstü oldu biraz, çok kalabalıktı Melih abinin başı ve her gelen de soruyordu niye yazmıyorsun abi diye. :D

Çevrimdışı Nazmiye Çetin

  • İleti: 7
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #222 : 01.08.10, 22:53 »
Teşekkür ederim bilgilendirme için.

Çevrimdışı Hakan Can

  • İleti: 26162
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #223 : 01.08.10, 23:02 »
http://ekonomi.haberturk.com/finans-borsa/haber/537901-burasi-kadikoy-burada-aslana-izin-yok

INGBank'ın işgüzerlığı diyerek yumuşak geçeyim.
Fazla da birşey yazmıyayım !

Çevrimiçi Serkan Gündüz

  • İleti: 2759
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #224 : 02.08.10, 12:58 »
Cnbc-e'de Işın Çelebi'yi dinledim ve anlattıklarından bazı satırbaşlıkları oluşturdum.

- Işın Çelebi birleşme için alınan 70 milyon dolarlık banka kredisinin 40 milyon dolarını kullanmadıklarını ve bunu bankaya iade edebilecekleri gibi yatırımlarda da kullanabileceklerini söyledi.

-2011 Ocakdan itibaren Galatasaray'da her anlamda etkin bir dönem bekliyoruz.

- Galatasaray borç sarmalından artık kurtuldu.

-Galatasaray'ın hisseleri %50'nin üzerinde değer kazandı.

-2012 kriterlerine stadı ve mali tablosu ile hazır bir takım halinde gireceğiz.

-Riva arazisinden 200 milyon euro gelir bekliyoruz.

- Galatasaray'ın artık önü çok açık ve gelir-gider dengesi borç hanesinden, kar hanesine dönmeye başladı.

ScoutGS ForumGalatasarayGalatasaray 2010-2011 Medyametre