ScoutGS ForumGalatasarayGalatasaray 2010-2011 Medyametre

Gönderen Konu: 2010-2011 Medyametre  (Okunma sayısı 270873 defa)

0 Üye ve 4 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Arkın Öz

  • İleti: 1358
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #175 : 24.07.10, 10:08 »
Kuyruk acısı çok büyük anlaşılan, aralarında ne geçtiyse artık. Bıraktım aralarındaki olayı ben Galatasaraylıyım diyen biri bu satırları nasıl yazar? nasıl kendine yedirir? Çok yazık...
« Son Düzenleme: 24.07.10, 11:06 Gönderen: Ahmet Gülen »

Çevrimdışı Sabri Zaferler

  • İleti: 1542
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #176 : 24.07.10, 11:44 »
Arda’yı bitirecekler!   Fatih Altaylı yazdı!   24/07/10    11:13
Spor basınımız kadar bindiği dalı kesme meraklısı bir basın herhalde dünya üzerinde yoktur.

Kulüpleri, takımları, sporcuları karalayarak, bozarak bir şey elde edeceklerini zannediyorlar.

Son örnek Arda.

Her yol denenerek Arda gibi Türk futbolunun en büyük yeteneği, sürekli aleyhte haberlerle köşeye sıkıştırılıyor. Asabı bozuluyor.

Onun asabı bozuldukça hata yapıyor.

Hata yaptıkça daha çok yazılıyor.

Daha çok yazıldıkça daha çok hata yapıyor. Bir kısırdöngü içinde tüketiliyor.
Taraftarın Arda’dan nefret etmesi sağlanıyor.

Niye?
Belli değil.
Oysa Arda bir izlenme, bir tiraj unsuru.

O iyi olacak, taraftar onu sevecek, onu izlemekten keyif alacak, bu satışları etkileyecek, tribünleri etkileyecek, reytingleri etkileyecek.

Bunu bile görmüyorlar.
Arda’yı bitirecekler.
Sanki yerine koyacak çok Arda varmış gibi.
Oysa bizim işimiz yıldızlarla.

Yıldızları parlatmakla ilgili. Yıldızlarımız ne kadar parlaksa, bizim hem basın, hem toplum olarak daha çok işimize yarayacaklar.

Bunu bir öğrenebilsek.

Ama nerede öğrendik ki, sporda öğrenelim.


Kaynak:Habertürk




Hayret nasıl böyle yazmış!!!
« Son Düzenleme: 24.07.10, 11:45 Gönderen: Sabri Zaferler »

Çevrimdışı Çağlar Şahingöz

  • İleti: 12039
    • ScoutGS
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #177 : 24.07.10, 14:23 »
Alın size Rıdvan'ın seviyesi ve iç yüzü..
http://www.turkmizah.com/video/ridvan-dilmen-devre-arasi-gaf/

Ha Selçuk Yula ha Ercan Saatçi ha Meriç Tunca ha bu.. Hiç birinin birbirinden farkı yok..

Çevrimdışı Ahmet Kilic

  • İleti: 13885
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #178 : 24.07.10, 15:50 »
Gazeteci Hıncal Uluç, Fenerbahçe ile Galatasaray arasında oynanan Spor Toto Gurbet Kupası karşılaşmasını Futbol Smart kanalı adına anlatan spiker Cem Yılmaz’a yüklendi!

Hakem!..
 
Farkı gördünüz mü?.. Dünya Kupası’ndaki büyük hataları görünce, hemen bizim hakemleri savunmaya geçenler de gördüler mi?..
 
Hakem farkını gördüler mi?.
 
Türkiye Cumhuriyeti’nde, hem de Galatasaray maçında Selçuk’u 14′üncü dakikada arka arkaya iki sarı kartla atacak yürekte hakem var mı?. Varsa çıksın ortaya “Ben” desin ve hemen geçen sene onun yönettiği Fener maçında Selçuk’a gösteremediği kartları suratına çarpayım..
 
Bu ülke hakemleri kötü değil. Futbolun topu topu 20 kuralı var. Onu anneannem de bilir. Mesele bilmek değil, çalacak yüreğe sahip olmak.
 
Bizimkiler çalamadılar.. Çalamıyorlar.. Fener’e çalamıyorlar..

Fark burada..

Niye çalamıyorlar?.
 
Çünkü medya Fenerli. Federasyon Fener Başkanının kontrolünde. Adamın milli geliri gider maazallah!.

Maçı anlatan spikeri dinlediniz mi?. Fener TV’sinin maaşlısı sanırsınız… Selçuk’u attı diye demediğini bırakmadı. Fenerliler meşale yakınca maçı durdurdu diye de saldırdı. Alışmamış çocuk, tarafsız hakeme, şaşırdı zahir!..

Yahu kurallar maçtan maça, takımdan takıma değişir mi, kara cahil!.
 
Hakemi alkışlayıp bizimkilere örnek göstersene, gerçek futbol sunucusu isen..
 
Ya da sıkıyorsa..
 

-Sabah Gazetesi-
« Son Düzenleme: 24.07.10, 15:52 Gönderen: Ahmet Kilic »

Çevrimdışı Edip Muharrem Maltas

  • İleti: 2570
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #179 : 24.07.10, 15:55 »
Hıncal bazen saçmalıyor ama bunu diyebilecek tek kişi. Helal olsun Hıncal, devam et..

Çevrimdışı Serdar Colak

  • İleti: 7691
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #180 : 24.07.10, 16:28 »
Biraz uzunca bir yazı ve İngilizce, bu yüzden özür diliyorum. Liverpool'da neden The Sun gazetesinin, 1989 yılından beri boykot edildiğini anlatıyor.

Alıntı

Don’t buy The Sun

A surprising number of people seem unaware of the boycott of The Sun by supporters of Liverpool Football Club. Some don’t seem to know it is boycotted, others don’t know why. Some people rather disturbingly know why the boycott exists but still choose to buy it.

Şaşırtıcı sayıda insan The Sun'a Liverpool taraftarının uyguladığı boykottan habersiz görünüyor. Bazıları boykot olduğundan habersiz görünüyor, bazıları neden bilmiyor. Bazı insanlar rahatsız edici biçimde neden boykotun devam ettiğini biliyor, ama hala satın almayı seçiyor.

If you choose to continue to buy The Sun after reading this article, and the articles it links to, then you ought to stop calling yourself a Liverpool supporter. Collect any shirts or scarves you have, and hand them in to a charity shop. In fact you can’t really call yourself a football supporter. The lies printed in The Sun that you will read about below were aimed at Liverpool supporters, people from Liverpool, people from the North of England, football supporters of any club. If you fall into any of those categories you certainly shouldn’t be buying, reading, or visiting the website of that newspaper. If you are a decent human being you will be steering clear of it from now on, even if you’ve not done so before.

Bu makaleyi ve bu makalenin işaret ettiği haberi okuduktan sonra The Sun'ı almaya devam etmeyi seçerseniz, kendinizi Liverpool taraftarı adletmekten vazgeçmelisiniz. Tüm formalarınızı ve atkılarınızı toplayın, ve bağışlayın. Hatta kendinizi bir futbol taraftarı olarak bile tanıtmayın. The Sun gazetesinde aşağıda anlatılan yalanlar Liverpool taraftarına, insanına.. tüm futbol taraftarlarına yöneliktir. Bu kategorilerden herhangi birindeyseniz, o gazeteyi almamalı, okumamalı, websitesine girmemelisiniz. Eğer iyi bir insansanız, bu güne kadar yapmadıysanız da, bundan sonra o gazeteden uzak durursunuz.


... Bu kısımda 1989'da yaşanan Hillsborough faciası kısaca anlatılıyor...

The headlines and sub-headlines on the front page of The Sun newspaper on the Wednesday following the disaster were as follows:

“The Truth.
Some fans picked pockets of victims
Some fans urinated on the brave cops
Some fans beat up PC giving kiss of life.”

O facianın ertesi Çarşamba günü The Sun'ın manşeti ve altmanşeti aynen böyleydi:

"Gerçek.
Bazı taraftarlar kurbanların paralarını çaldı.
Bazı taraftarlar cesur polislerin üzerine işedi.
Bazı taraftarlar hayat öpücüğü veren ilkyardım görevlilerini tekmeledi."


... Kenny Dalglish, o haberi basan gazetenin editörüle telefonda yapığı konuşmayı aktarıyor:

Kelvin MacKenzie, the Sun’s editor, even called me up. “How can we correct the situation?” he said. “You know that big headline – ‘The Truth’?” I replied. “All you have to do is put ‘We lied’ in the same size. Then you might be all right.” Mackenzie said: “I cannot do that.” “Well,” I replied, “I cannot help you then.” That was it. I put the phone down. Merseysiders were outraged by the Sun. A great many still are.

Kelvin McKenzie, the Sun'ın editörü, beni aradı. "Durumu nasıl düzeltebiliriz?" dedi.
"O kocaman manşetiniz var ya, 'Gerçek.'?, tek yapmanız gereken onun yerine aynı boyutta "Yalan söyledik"  yazmak. O zaman tamam olur".
"Bunu yapamam"
"O zaman ben de size yardım edemem."

Hepsi buydu. Telefonu kapattım. Liverpool taraftarı çok sinirliydi, birçoğu hala öyle.


There is no excuse for buying or reading The Sun. None whatsoever. If you read that newspaper, or worse still you buy that newspaper, after reading this article and those other articles that are linked to, then you are not fit to call yourself a Red. If you support another team, you should still be able to see why that newspaper should be boycotted. No matter what competitions they are running. Regardless of any “exclusives” they claim to have, even if it is the only paper left in the shop. Saying you bought it to get some tokens to help your daughter’s school to buy a new computer is not going to get you off the hook. It’s really simple:

Don’t buy the Sun.

The Sun'ı almanın veya okumanın herhangi bir mazereti yok. Eğer okuyorsanız, daha kötüsü para verip alıyorsanız, bu makaleyi okuduktan sonra, kendinizi bir 'Kırmızı' olarak adlandırmayın. Başka bir takımın taraftarı olsanız bile, bu boykotu anlamanız gerekir. Ne kadar bomba haberleri olsa da, kalan tek gazete olsa da... Çok basit:

The Sun'ı almayın.


anfieldroad.com

« Son Düzenleme: 24.07.10, 16:29 Gönderen: Serdar Colak »

Çevrimdışı Gürcan Öztemir

  • İleti: 1397
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #181 : 24.07.10, 19:12 »
Çok güzel yazıymış..biz böyle birşey yapmaya çalışsak sanırım Türkiye'de alacağımız gazete kalmaz :D

En azından yalancıların ağababaları Hürriyet, Habertürk, Vatan gibi gazeteler için böyle bir toplu boykot organize edilmesi iyi olur...ama yok, bizim duyarlı(!) taraftarımız Arda'nın üstüne oynamaya devam etsin e mi...
« Son Düzenleme: 24.07.10, 19:12 Gönderen: Gürcan Öztemir »

Çevrimdışı Ali Altınöz

  • İleti: 2055
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #182 : 24.07.10, 19:21 »
Serdar bey bu yazınız çok öğretici oldu benim için,
benzer bir konuyu Pino başlığında dillendirmeye çalışmıştım ben de.
Birşeyler yapmak gerekiyor kesinlikle.
Ama örgütlü bilinçli ve birlikte..

Çevrimdışı Gürcan Öztemir

  • İleti: 1397
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #183 : 25.07.10, 10:09 »
Zorla küfür ettiriyorlar kendilerine..alışıldık bir Galatasaray'a sallama haberi daha

Alıntı
İkinci Stoch vakası

Fenerbahçe ile sözleşme imzalayan Dia'nın ilk olarak Galatasaray'a teklif edildiği öğrenildi. Sarı-kırmızılılar, menajerlere, "Bekleyin" mesajını gönderirken, devreye giren sarı-lacivertlilerin transferi bitirdiği bildirildi

NEVZAT DİNDAR


Galatasaray'ın, Miroslav Stoch'un ardından Issiar Dia'yı da ezeli rakibi Fenerbahçe'ye kaptırdığı iddia edildi. Cim-Bom'un resmen talip olduğu Slovak yıldız Stoch'u elini çabuk tutarak renklerine bağlayan sarı-lacivertli kulübün, Dia için de aynı taktiği uyguladığı vurgulandı.
Stoch yarışında yenilgiye uğrayan sarı-kırmızılı yönetime kısa süre sonra menajerler tarafından Nancy’de forma giyen Dia teklif edildi. Teknik Direktör Frank Rijkaard'a bu öneriyi aktaran Sportif Direktör Adnan Sezgin, Senegalli genç yıldızın menajerlerine, "Biraz bekleyin. Öncelikle ön libero transferi yapacağız. Daha sonra Dia'yı alabiliriz" diyerek kapıyı açık tuttu.
Galatasaray bütün mesaisini defansif orta saha transferine ayırırken, devreye Fenerbahçe girdi. Sarı-lacivertliler yapılan pazarlıkların ardından Nancy kulübüyle anlaştı ve Stoch'un ardından Senegalli yıldızı da renklerine bağladı. Fenerbahçe'nin tutumu karşısında şaşkınlığa uğrayan sarı-kırmızılıların, "Acaba telefonlarımız mı dinleniyor" şüphesine kapıldıkları ileri sürüldü.

Clement olmadı
Bu arada Lorik Cana'nın yanına bir ön libero daha transfer etmek isteyen Galatasaray teklif götürdüğü PSG’de forma giyen Jeremy Clement’den olumsuz yanıt aldı. Kulübüyle 2 yıllık daha sözleşmesi bulunan 25 yaşındaki Clement'in, sarı-kırmızılı kulübün önerisini geri çevirdiği kaydedildi.

Çevrimdışı Serdar Colak

  • İleti: 7691
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #184 : 25.07.10, 10:30 »
Alıntı





Sempatik Arda bir gün döner mi?
Türk futbolunun önemli yıldızlarından Arda Turan yine bir “vukuat”ın merkezinde. O sempatik delikanlı sinir küpüne nasıl dönüştü? Daha da önemlisi, nasıl düzelir?

Bade Gürleyen

Arda Turan dendiğinde akla ilk gelen şey sevimli ve çok başarılı bir futbolcu. Oysa Galatasaraylı futbolcu bu imajın tam tersine son zamanlarda sık sık kavga, gürültü, küfür, tekme, tokat ve yumrukla anılıyor.
Önceki sezon Fenerbahçe maçında Semih Şentürk’ün boğazına yapışması, bu yıl nisan ayında antrenmanda takım arkadaşı Caner Erkin’i yumruklaması, 2006’daki Bordeaux maçında rakip oyuncu Franck Jurietti’nin göğsüne kafa atması
bir çırpıda akla gelenler...

Daha önce aralarına kara kedi giren hakemlerle de arası pek iyi sayılmaz. 2008’de 4-2 yenildikleri Eskişehir maçında hakem Fırat Aydınus’la polemiğe girdi. Aydınus sarı kart göstermek için Arda’yı yanına çağırdığında, Arda “Sen benim yanıma gel” diye tepki gösterdi. Çarşamba geceki derbiden sonra Fenerbahçeli küçük bir kızın Arda’ya eliyle, “6-0” yapınca çılgına dönmesi ve Galatasaraylı bir taraftarın “Sen kaptansın böyle yapamazsın” diye tepki göstermesi üzerine “Öyle bir yaparım ki” yanıtını vermesi taraftarlarla da iyi geçinmediğini gösteriyor. Taraftarlarla yaşadığı bu çatışma ise bir ilk değil. Mart ayında Galatasaray’ın Fenerbahçe’ye 1-0 yenilmesi üzerine Ali Sami Yen Stadı’nda tribünlerin “Arda, Sinem’e sinema kapat!” şeklindeki protestolarına maruz kalan oyuncu taraftara el hareketiyle tepki göstererek sahadan ayrılmıştı. Şu sıralar ise
hoşlanmadığı bir haber üzerine NTV’ye telefon edip küfür ettiğine dair haberlerle adından söz ettiriyor...
Peki Arda Turan nasıl bu hale geldi? Bu durumun
ilk kıvılcımı neydi? Bundan sora bu iş nasıl düzelir, yurtdışına gitmesi çare olur mu?

“Arda iyi futbol oynadığı sürece hakkında söylenenlerin önemi yok”
Mehmet Demirkol (Milliyet)
-Arda’yı çok fazla suçlamamak lazım. Çünkü Türk futbolunda “yıldız” diye gösterilebilen yegane adam. Dolayısıyla bütün gözler onun üzerinde. Bunu 20’li yaşlarda bir çocuğun kaldırması mümkün değil. Bence iyi de kaldırıyor aslında. Başkası olsa daha sert tepkiler verebilirdi. Mesela David Beckham 60-70 kişiyle çalışıyor; hakla ilişkilercisi, menajeri, etrafında bir sürü insan var. Her adımı planlanıyor. Bizde öyle bir durum yok.
-İster yurtdışına gitsin ister gitmesin, nerede olursa olsun bu durum iyi futbol oynamasıyla çözülür.
Bir futbolcu sonunda sporculuğuyla değerlendirilir. Hakkında ne derseniz deyin, iyi futbol oynadığı sürece söylenenlerin,
hiçbir şeyin önemi yoktur.


“Arda ne uzar ne kısalır; Arda bu”
Tanju Çolak (Eski futbolcu)
-Arda yıldız değil. Ben bunu hep söyledim. Onu insan olarak seviyorum. Ama onun işi sahada futbol oynamak. Devamlılığı, istikrarı yok. Arda sadece top ayağına geldiği zaman oynayan ve dikine değil, yanlamasına doğru oynayan bir sporcu. Adam geçmede, topu saklamada yeteneği var ama futbol sadece adam geçmek, topu saklamak değil. Yıldızlar skor tabelasını değiştiren insanlardır.
-Arda’nın bu duruma gelmesinin nedenini sevgili Adnan Polat ve çok bilen yazarlara sormak lazım. İki yıl önce ben Arda’yla ilgili düşüncelerimi yazmıştım. Arda kötü oyuncu değil, ama takımı peşinden sürükleyebilecek, kazanmasını sağlayacak bir yıldız da değil. Benim lafıma, o her şeyi çok iyi bildiğini zanneden kişiler yeni yeni gelmeye başladılar. Arda bu. Arda ne uzar ne kısalır. Zaten şu anda kilolu. İki yıl önceki çabukluğu da yok.

“Biraz gergin ama anlayışımızla halledebilecek minicik bir pürüz bu”
Cem Dizdar (Milliyet)
-Ülkede herkes bu kadar gerginken büyük rekabet içindeki futbolcuların “sakin” olmalarını beklemek fazla iyimserlik olur. Arda daha çok genç ve sanıyorum yöneticileri de dahil çevresindekiler daha hızlı “büyümesi”, “olgunlaşması” için ona yeterince yardımcı olmuyor. Eğer bir sorun varsa bu sorunun Arda’dan çok, yüzünden iyilik akan bir çocuğu sinir küpüne çeviren bu atmosferi yaratanlardan kaynaklandığını düşünüyorum.
-“Yurtdışına gitmesi çare olur mu?” sorusu, ortada “Hasta biri var da yurtdışına tedaviye gitmesi gerek” çağrışımı yaptı bende. Üzerine konuştuğumuz insan gayet sağlıklı görünüyor. Evet, biraz gergin ama hepimizin anlayışlı tutumuyla kısa sürede halledebilecek minicik bir pürüz bu. Kendi adıma, oynadığı takımı tutmuyor olsam bile yurtdışındaki bir Arda’dan çok her hafta birkaç güzel hareketini, şık gollerini görmek istediğim burnumun dibindeki Arda’yı tercih ederim.

“Yerinde olsam bavulumu toplar, bir an önce Avrupa’ya giderim”
Cem Şengül (Milliyet)
-Arda kamuoyu baskısıyla bu duruma geldi. Eğitimli ve altyapı düzeyi de çok sağlam olmadığı için şöhretin o pırıltılı dünyasını bir türlü kaldıramadı. Arda’nın üzerine bu kadar giden Türk halkı ona önce sahip çıkılması gerektiğini öğrenmeli. Arda’nın şu anki durumu kendi suçu değil. Kamuoyu, spor basını ve çevresi onu bu hale getirdi.
-Arda’nın henüz kaybettiği bir şey yok. Onun yerinde olsam hemen yurtdışına giderim. Bu kaos ortamından başka türlü kurtulamaz. Orada en azından böyle bir baskı olmaz. Hem de futbol eğitimini daha da ileriye götürebilir. Bence bir an önce bavulunu toplayıp Avrupa’ya gitmeli.
-Kaptanlık verildiği andan itibaren Arda’nın üzerindeki baskı çok arttı. Bence kaptanlık ona çok erken verildi. Tabii ki bu Galatasaray yönetiminin kararıdır ama bu baskıyı kaldıramadı Arda. Ayrıca kamuoyu ondan çok daha olgun, yaşının üzerinde davranışlar bekledi.
Bu da mümkün değil. Dolayısıyla hırçınlaştı. Hırçınlaşınca kamuoyu üzerine gitti ve sonuçta kamuoyu canavarı yaratan kesim oldu.

“Arda’dan terbiyesiz, şımarık bir insan yaratılmaya çalışılıyor”
Banu Yelkovan (Radikal)
-Arda’nın şu anki durumu göz önündeki yıldız bir futbolcu olmasının sonucudur. Eskiden olsa kimse bilmeyeceği için kapanıp gidecek meseleler, şimdi spor gündeminin baş köşesine oturuyor. Arda’dan asabi, hırçın, terbiyesiz, şımarık bir insan yaratılmaya çalışılıyor. Ama Arda öyle biri değil.
-Böyle durumlarda, herkes hep bir ağızdan kendisini eleştirirken kim olsa kapanır, savunmaya geçer. İçin için yaptığının doğru olmadığını bilse bile şu anda bunu itiraf etmeyecektir.
-Bu işin düzelmesi için Arda’nın sırtındaki yük hafiflemeli. Nasıl saha içinde bütün işi tek bir futbolcunun yapmasını bekleyemezsek, saha dışında da kaptanlığın ağırlığını paylaştırmak gerek. Yurtdışına gitmek çözüm mü? Arda kafaca hazırsa, evet çözüm. Henüz değilse, değil. Arda bu konuda sadece kendini dinlemeli, kararı kendi vermeli.

“Yurtdışına gitmesi belki de iyi olur; daha huzurlu bir ortam bulabilir”
Feyyaz Uçar (Hürriyet)
-Bir futbolcu böyle sükunetini mümkün olduğu kadar korumalı. Herhalde bu baskılar sonucu Arda son zamanlarda biraz agresifleşti. Camia da ona sahip çıkmalı. Çünkü bence yıldız bir oyuncu. Yıldız oyuncular da kolay çözülmüyor. Karşılıklı iyi niyetle çözülebilecek sorunlar bunlar ama nedense herkes birbirinin dikine gidiyor. Bir ara yol bulunmalı özellikle Arda’yla taraftar arasında. Bunu da yapacak olan yöneticilerdir.
-Geçen yıl taraftar Arda’ya büyük tepki gösterdi. Arda da duygusal bir çocuk, bunu üzerinden atamadı. Arda artık bence karar vermeli. Ya “Kalacağım” ya “Gideceğim” demeli. Sürüncemede kalırsa hep sıkıntı yaşar. Yurtdışına gitmesi belki de
iyi olur. Daha huzurlu bir ortam bulabilir gittiği yerde.

Çevrimdışı Doruk Canti

  • İleti: 4026
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #185 : 25.07.10, 10:43 »
Bade Gürleyen'nin bir cirpida akla gelenler dedigi tek vukuatlari zaten. Arda Turan kime ne zaman kufur etmis? Bu ifitira'nin kanitini gostermek zorundadir. Boyle terbiyesizlik olamaz kabul edilemez.

Tanju Colak saka mi yapiyor? Ya cok kiskanc birisi ya da gercekten cok cahil. Arda Turan yildiz degilse Turkiye'de kimdir yildiz? Skora katki etmiyor dedigi adamin kac tane assisti var gecen sene acip bir baksin... Tanju sanirim herkezi kendisi gibi sadece gol atan forvet saniyor. Bir de bu adama Metin Oktay'in rekoru kirdirilmis vakti zamaninda. Yaziklar olsun.

Çevrimdışı Samet Semiz

  • İleti: 2343
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #186 : 26.07.10, 00:23 »
Arkadaşlar yeri mi bilmiyorum ama Melih Abi'den (Şabanoğlu) haberi olan var mı? Blogunda yazmıyor artık sanırsam onun müthiş futbol bilgisinden, Galatasaray'ı anlatmasından, Galatasaraylılığı anlatmasından çok büyük haz alıyordum. Şu an yazdığı bir yer var mı, yada programı falan gerçekten çok özledim onun o uzun yazılarını okumayı, programlarını izlemeyi.

Çevrimdışı Gökay Oğuz

  • İleti: 1022
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #187 : 26.07.10, 00:46 »
Ben de çok merak ediyorum Melih beyi. Bir anda bıçak gibi kesildi yazıları.

Çevrimiçi Oktay Samioğlu

  • İleti: 2339
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #188 : 26.07.10, 00:49 »
Benim aklıma son yazdığı yazıdan dolayı holiganların onu rahat bırakmadığı, rahatsız ettiği geliyor. Umarım iyidir.

Çevrimiçi Turan Solak

  • İleti: 12377
    • Blog
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #189 : 26.07.10, 00:50 »
Kendisi bir ara vermek istemiş. Sağlığında bir problem yok. Kafa tatili gibi diyelim. Geçen sene epey hırpalanmıştı Melih abi nitekim.

Çevrimdışı Samet Semiz

  • İleti: 2343
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #190 : 26.07.10, 00:50 »
Bu sezon yazacak mı acaba?

Çevrimdışı Ali Erdogan

  • İleti: 5591
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #191 : 26.07.10, 00:54 »
Bu sezon yazacak mı acaba?

Perşembe görürsem sorarım. Cevabını yazarım buraya.

Çevrimdışı Samet Semiz

  • İleti: 2343
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #192 : 26.07.10, 00:55 »
Sağolun. Umarım müthiş yazılarına devam eder.

Çevrimdışı Ilkay Çam

  • İleti: 6389
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #193 : 26.07.10, 01:22 »
Kendisi bir ara vermek istemiş. Sağlığında bir problem yok. Kafa tatili gibi diyelim. Geçen sene epey hırpalanmıştı Melih abi nitekim.

Bunu bilmek iyi oldu. Coktandir yoktu Melih abi, haksiz bi sekilde elestirildi kendisi.
Umarim yeni sezonda yazilari ile tekarar geri döner.

Çevrimdışı Cengiz Aktaş

  • İleti: 8409
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #194 : 26.07.10, 11:39 »
Alıntı
Polak transferini bitiremeyen Aslan, listeye Michael Bradley'yi dahil etti. Cimbom, Amerika Milli Takımı'nın dinamosu için Mönchengladbach ile masaya oturacak

Galatasaray, Anderlecht'in Jan Polak'ta indirime gitmemesi üzerine alternatif arayışlarına başladı. Orta saha transferinde listenin ilk sırasında Alman kulübü Borussia Mönchengladbach'ta oynayan Michael Bradley var. Amerika Milli Takımı formasıyla 2010 Dünya Kupası'nda boy gösteren Bradley, 2. turda uzatmalarda elendikleri Gana maçında 16 km koşmuş ve turnuvadaki performansıyla otoritelerden tam not almıştı. Oyunu iki yönüyle oynayan 23 yaşındaki başarılı ön libero için Futbol A.Ş. Genel Müdürü Adnan Sezgin harekete geçti.

ASLAN BRADLEY'DE ISRARCI
Teknik direktör Frank Rijkaard'ın da çok beğendiği bir oyuncu olan Bradley'nin kulübü Mönchengladbach ile 2012 yılına kadar sözleşmesi bulunuyor. Alman ekibinin, Amerikalı oyuncusu için 5 milyon Euro bonservis bedeli biçtiği gelen haberler arasında. Galatasaray'ın, Bradley konusunda ısrarcı olduğu ve transferin bu hafta netlik kazanacağı kaydedildi.

Kaynak:SABAH




« Son Düzenleme: 26.07.10, 13:40 Gönderen: Cengiz Aktaş »

Çevrimdışı Sabri Zaferler

  • İleti: 1542
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #195 : 26.07.10, 12:17 »
Polak transferini bitiremeyen Aslan, listeye Michael Bradley'yi dahil etti. Cimbom, Amerika Milli Takımı'nın dinamosu için Mönchengladbach ile masaya oturacak

Galatasaray, Anderlecht'in Jan Polak'ta indirime gitmemesi üzerine alternatif arayışlarına başladı. Orta saha transferinde listenin ilk sırasında Alman kulübü Borussia Mönchengladbach'ta oynayan Michael Bradley var. Amerika Milli Takımı formasıyla 2010 Dünya Kupası'nda boy gösteren Bradley, 2. turda uzatmalarda elendikleri Gana maçında 16 km koşmuş ve turnuvadaki performansıyla otoritelerden tam not almıştı. Oyunu iki yönüyle oynayan 23 yaşındaki başarılı ön libero için Futbol A.Ş. Genel Müdürü Adnan Sezgin harekete geçti.

ASLAN BRADLEY'DE ISRARCI
Teknik direktör Frank Rijkaard'ın da çok beğendiği bir oyuncu olan Bradley'nin kulübü Mönchengladbach ile 2012 yılına kadar sözleşmesi bulunuyor. Alman ekibinin, Amerikalı oyuncusu için 5 milyon Euro bonservis bedeli biçtiği gelen haberler arasında. Galatasaray'ın, Bradley konusunda ısrarcı olduğu ve transferin bu hafta netlik kazanacağı kaydedildi.

Kaynak:SABAH

Şu adam aperatifimiz olsun.(Beni doyurur gerçi :))

Çevrimdışı Ahmet Gülen

  • İleti: 6660
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #196 : 26.07.10, 12:46 »
Alıntı


Kombine Kartların Dağıtımı

2010-11 sezonu Ali Sami Yen Stadı İlk Yarı Kombine kartlarının teslimatına 26 Temmuz 2010 Pazartesi günü Ali Sami Yen Stadı 1 No’lu  Gişeden  09:30-17:00 saatlerinde olmak üzere başlanacaktır.

29 Temmuz 2010 Perşembe günü oynanacak olan UEFA Avrupa Ligi maçı nedeni ile sadece maç günü kart teslimatı stad yanındaki GS Store’dan  (Çadır) yapılacaktır.  Kart sahiplerinin teslim fişlerini getirmeleri önemle rica olunur.
« Son Düzenleme: 26.07.10, 12:46 Gönderen: Ahmet Gülen »

Çevrimdışı Ahmet Kilic

  • İleti: 13885
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #197 : 26.07.10, 17:09 »
Teknik sorun olan 8 başlıklardan biriside budur. Bunu da kapatıyorum belli bir süreliğine.

Çevrimdışı Ahmet Kilic

  • İleti: 13885
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #198 : 26.07.10, 22:27 »
Konunun kilidi açılmıştır. Hata alırsanız lütfen belirtin.

Çevrimdışı Aykut Akmercan

  • İleti: 1461
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #199 : 27.07.10, 10:59 »
Keyifle Okudum ;

Alıntı
AR DAmarı çatlayanlar
26.07.2010
Bugün genel istek üzerine Arda Turan yazacağım.
Biraz da medyanın Galatasaray'a ettiklerini…

Ntv'de Galatasaray yorumcusu var mı bir bakın…
Galatasaray'ı bile Fenerliler yorumluyor…

Ligtv'de… Bülent Tulun… O da diğerleri de zaten yönetime muhalif!
TRT'dekiler  ona keza…
Öteki tvlerin alayı Galatasaray'ı atmış üçüncü plana…
Kanaltürk'te Gökmen Özdenak'ı atmışlar çakalların ortasına, Gökmencik bırak Galatasaray''ı korumayı kendini korumaktan uzak!... Çıldırtıyorlar Galatasaray taraftarını…

Gazeteler başka bir alem…
Hürriyet'te Damat Paşa zaten kesr-i kesif FB'li…

Milliyet'te zaten kırmızı bile yok yıllardır sarının yanda…
Habertürk'te bile Galatasaray baraja takılıyor…
Oysa Habertürk'ün başı Fatih Altaylı okulundan Galatasaraylı…
Sütunlardaki Galatasaraylılar da taraftardan uzak!...

Vatan gazetesi bir alem…
O gazete tescilli bir Adnan Polat-Adnan Sezgin karşıtı.
Haldun Üstünel de haber öncelikli onları besleyince Galatasaray'ı vuruyorlar kalbinden...
Galatasaray'ın kafile başkanı eski gazeteci Hasan Tankaya'nın Vatan gazetesi muhabirine tavrı da bu yüzdendir. Örgütlü AntiGalatasaraylı medya da bunu büyütünce kabak Hasan Tankaya'nın başına patladı.
Niye bir başkasına aynı tavır konmuyor.
Neden hep Galatasaray'ı yıpratıcı haberler hep aynı mahreçlerden çıkıyor?

Galatasaray ne yazık ki içten de çökertiliyor. İktidar-muhalefet çekişmesi Galatasaray'a zarar veriyor. Ama bunu körükleyenler var.

Toplum bunları bilmeli.
Tahriklere kapılmamalı.

Galatasaray büyük bir camia olduğu için durmadan kıskanılıyor.
Galatasaray'ın başarı çizgisine ulaşan bir başka Türk takımı daha var mı bir bakın.
Artık
TUH VEFA
OF VEFA
U EFA falan da demiyorum…
Bıktım!
Galatasaray'ın yaptıkları da, adı da büyük onun için de kıskanılır diyorum.
Keşke Fenerbahçe, Beşiktaş, Bursaspor Ankaragücü de Avrupa şampiyonu olsalar, final dahi oynasalar da başta ben ve de herkes onları çılgınca alkışlasa, takdir etse…
Türkiye'nin futbolda fikir zıplamasına ihtiyacı var.
Bunu da medya yapacak.
Ama hangi medya?
Kısır döngü içindeki medya Galatasaray'ı yermekle Türk futbolunu yüceltemez!

Bir tek Göztepe'nin 70'li yıllarda Avrupa'nın büyük kupası olan  Fuar Şehirleri Kupası'nda çeyrek finali var. Onu da anan yok!
 
 
 
Dikkat!... Kantarın topuzu kaçıyor

Galatasaray'ın yurt içi şampiyonluklarda da geçilmişliği yok. Tam 17 lig kupası var.
14 yıl şampiyon olamadığında, tribünlerde taşkınlığı da yok, kablo kestiği de, federasyonlara isyanı da…
Türkiye Kupası'na da 27 sene hasretliği yok!
Bu Galatasaray taşlanmasın da hangi takım taşlansın!
Anlıyorum ama kantarın topuzu da kaçıyor.

Bu yıl bütün dünya transferde para harcamıyor. Herkes sipere yatmış bekliyor.
Benim medyam hala Galatasaray transfer yapamadı diye tepiniyor!
Kim yaptı ki?
Öteki takımlar hala ellerindeki yabancılardan kurtulamıyor, bunları yazan-çizen, eleştiren yok!
Güiza elde kaldı…
Beşiktaş'ta hala 12 yabancı var!

Galatasaraylılara düşen görev takımlarını bu soysuz karanlıkların ortasında bırakmamaktır.
Galatasaraylı örgütlenmeli ve medyada hakkı olan yeri almalıdır.
Meydan bugün AntiGalatasaraylıların elindedir.

Medyada Galatasaray'ı kökünden tanıyan saygın ve sevilen isimlere ihtiyaç vardır.
Galatasaray'ın bağrında bu evlatlar vardır.
Lakin şer odakları buna mani olmaktadır.

Galatasaraylıyım diyen okullular,
Galatasaray'ı Galatasaray yapan milyonlarca taraftar ağırlığını ortaya koymalı ve bu düzene isyan etmelidir.
Galatasaray'a pusu kuranları protesto için camianın saygın isimleri ve taraftar  harekete geçmelidir.

 
 
Taraftarı hakkını aramaya davet ediyorum
Galatasaray saygın bir camiadır, onun taraftarı da saygınlık yolunda  tavrını ortaya koymalıdır.
Faks ise faks, mail ise mail, msn ise msnle Galatasaray'ın içine dinamit yerleştirenleri protesto etmelidir.
Galatasaray'a kambura yatanlar belirlenmelidir.

 
 
Niye bunları söylüyorum?
Çünkü Türkiye'de güç odakları vardır.
Medya da kendi içinde örgütlenerek gövde gösterisi yapmaktadır.
Teşkilatını iyi kuranlar dikledikleri gibi at oynatmaktadırlar.
Galatasaray'ın rakiplerinin hataları kedi pisliğini örter misali gizlenmekte, Galatasaray'ın en ufak olayları büyütülerek manşetlere taşınmaktadır.
Galatasaray'ın güçlü kalemlerinin de yolları kesilmektedir ki meydan kifayetsiz muhterislere kalsın!
 
 
İşte size en çarpıcı örnek. Ve medyanın suskunluğu…

Ne diyor Aziz Yıldırım;
''Fenerbahçe Spor Kulübünün borcu vardır, olacaktır, borç olmadan da büyüme şansı yoktur.''
Bu söze medya kılını kımıldatmadı…
Kimse çıkıp diyemedi ki;
-Ey başkan şimdiye kadar niye Galatasaray'ın borçlanarak büyümesini ‘tesadüf' olarak yorumladınız da takdir etmediniz.
-UEFA KUPASI ve SÜPER KUPA'yı büyüme olarak görmediniz mi?
-Sizce marka olmak; dünyayı yenmek yerine sadece ve sadece Galatasaray'ı yenmek midir?
-Avrupa'da bugüne kadar  hangi takım tesadüfen şampiyon olmuştur?
-Borç olmadan büyüme şansı yoktur dediğinize göre Fenerbahçe'nin de bir UEFA Kupası olması için ne kadar borçlanabilirsiniz?
-Güiza'yı almak için 30 milyon euro verdiğinize göre Süper Kupa'yı almak için acaba 200 milyon euro verebilir misiniz?
-Galatasaray'a gelince borç ayıp, Fener'e gelince mi büyümenin gereği?
-Fener'de borçlanarak büyümenin getirdiği bir Kupa var mı?

Haydi sorsanıza, yazsanıza…
Borç yüzünden Galatasaray'ı yıllar yılı yerden yere vuran medya ve Aziz Yıldırım borç Fener'e gelince makas değiştirdi.

Dikkat!
Galatasaray'ın bugünkü Fener kadar borcu yokken bile bir UEFA Kupası, bir de Avrupa Süper Kupası vardı. Medya bunları neden yazmıyor da sadece Galatasaray'ın parasızlığını büyütüyor!

Bugün büyümek için borçlanmak lazım diyen Aziz Yıldırım, o gün ne yazık ki Avrupa'nın en büyüğü olmayı büyümek olarak görmüyordu…
Aziz Yıldırımın beyanlarını talihsizlik olarak yorumluyorum.

Bugün bunları yazan var mı Tanburacı'dan başka?

Bakın Arda'yı yazacaktım. Galatasaray Arda'nın önüne geçti.
Yani doğruyu yaptım.
Medya neden her zaman Arda'yı Galatasaray'ın önüne geçiriyor ki…

Arda göz kamaştıran, rakip başkanların bile ağzını sulandıran bir futbolcu…
Sırası gelir onu da yazarız…

Kaynak : http://www.sporx.com/yazarlar/osman_tanburaci/8363/?ref=AYOT
 
« Son Düzenleme: 27.07.10, 16:13 Gönderen: Aykut Akmercan »

ScoutGS ForumGalatasarayGalatasaray 2010-2011 Medyametre