ScoutGS ForumGalatasarayGalatasaray 2010-2011 Medyametre

Gönderen Konu: 2010-2011 Medyametre  (Okunma sayısı 271327 defa)

Yasin Celik, İsa Karatoy, Hacı Hüseyin Taş, Şahin Caferli, Ahmet Gülen, Huseyin Koytak ve 5 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Oğuzhan Ozan

  • İleti: 444
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #125 : 15.07.10, 18:48 »
Allah rahmet eylesin..

Çevrimdışı Murat Menemen

  • İleti: 234
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #126 : 15.07.10, 18:50 »
Allah rahmet eylesin..

Çevrimdışı Turgut Öztürk

  • İleti: 759
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #127 : 15.07.10, 19:08 »
Allah rahmet eylesin. Mekani Cennet olsun.

Çevrimdışı Sabri Zaferler

  • İleti: 1542
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #128 : 17.07.10, 10:49 »
Galatasaray rezaleti!Fatih Altaylı yazdı...17/07/10 10:40
Galatasaray Kulübü, Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeyi hak ediyor herhalde.

Bir kulüp düşünün ki, çok kötü yönetiliyor. Ardından gelen yönetim, ondan çok daha kötü olabiliyor.
 
Büyük umutlarla gelen Polat yönetimi, Galatasaray’ı ilk yılında lig beşincisi, büyük paralar harcadığı 2. yılında ise lig üçüncüsü yapıyor. Üstelik de rakiplerin inanılmaz kötü performans gösterdiği sezonlarda, daha da kötü performans göstererek. Hani yatırım yapılmayan tasarruf dönemi olur, anlarım. Hayır, kulübe inanılmaz paralar yatırılmış, akla ziyan transferler yapılmışken
üstelik de.

Bu sezon ise daha başlamadan herkes mutsuz.

Galatasaray’ın yıllardır beklediği stadı, yeniAli Sami Yen ya da “Türk Telekom Arena” bu yıl açılıyor. 55 bin kapasite var. Kulübün büyük gelir beklentisi var ve bu beklentinin karşılanması için stadın dolması lazım. Yani ilk defa yapılan transferlerin parasal geri dönüşü olacak. Ama nerede.

Yönetim tribünlere adam çekecek bir transfer yapmıyor.

Bahane ise bu yıl Şampiyonlar Ligi’nde oynanmayacak olması.

İyi de rakipler boş durmazken, hedef önümüzdeki yıl da Şampiyonlar Ligi’nde olmamak mı?

Bu mudur yönetim anlayışı?

Bu mudur kulüpçülük. Koskoca Galatasaray Kulübü, geçmişinde “Galatasaray’ı şampiyon yapmamak için şike yapıldığı” iddiasına bulaşmış bir Adnan Sezgin’e mi emanet?

Yazık, çok yazık!

Galatasaray’ı bu kadar sevmesem, bir gün bile durmazdım bu kulübün üyesi olarak.

Yazık!


 

Biraz basit bir üslup değil mi sizce de renkdaşlar?

Çevrimdışı Serdar Colak

  • İleti: 7711
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #129 : 17.07.10, 10:52 »
Biraz basit bir üslup değil mi sizce de renkdaşlar?

Bu kadar ucuz bir yazıyı bu forumda yazsan uyarılırsın, öyle diyeyim.

Ama kendin bir gazete kurunca orta sayfaya ne istersen basabiliyorsun.

Çevrimdışı Burhan Sağsen

  • İleti: 18220
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #130 : 17.07.10, 11:19 »
Bu kadar ucuz bir yazıyı bu forumda yazsan uyarılırsın, öyle diyeyim.

Ama kendin bir gazete kurunca orta sayfaya ne istersen basabiliyorsun.
Kendisi çok iyi yöneticidiydi arkadaş, şimdikileri ondan beğenmiyor..

Çevrimdışı Oğuzhan Ozan

  • İleti: 444
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #131 : 17.07.10, 11:31 »
Ben hiç bir yerde Adnan Polat'ın bu yıl Şampiyonlar Liginde yokuz bu sebeplerden dolayı da transfer yapmıyacağız diye bir söylemini duymadım. Olayı biraz kendi tarafından yorumlamış. Daha yapıcağımız üç transfer var belkide o transferler herkesin kabul edebiliceği transferler olucak. Daha ortada belli bir şey yokken bu tarz bir eleştirinin öne geçeceğin bir Fenerbahçe maçının son on beş dakikasında takımını ''Yuhlayan'' taraftardan farkı yok gözümde.
« Son Düzenleme: 17.07.10, 11:31 Gönderen: Oğuzhan Ozan »

Çevrimdışı Yunus Palay

  • İleti: 2208
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #132 : 17.07.10, 11:54 »
Fatih Altaylı'nın bir tek sözüne zerre kadar değer vermem... Güya bir gazete sahibi... Bizim forumdaki Anti-Adnan Sezgin'ciler bundan iyi yazıyor...

Çevrimdışı Sabri Zaferler

  • İleti: 1542
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #133 : 17.07.10, 12:13 »
Ya yazsın eleştirsin inanıyorum ki forumdaki çoğu insan eleştirileri bilinçli bir taraftar olarak gözardı etmez ama bu camiayı ve başkanını,politikasını bu kadar yüzeysel eleştirmesi kabul edilemez.Bu yazı çoğu spor gazetesinin internet sayfasındaki yorumlar gibi bence...

Ufuk Çalışkan

Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #134 : 17.07.10, 12:49 »
Alıntı
Bizim forumdaki Anti-Adnan Sezgin'ciler bundan iyi yazıyor...
Bir taş atmışsın olmamış,ne amaçla böyle bir gönderme yaptığını çözemedim.Fatih Altaylı'yla ne alakası var onuda çözemedim.Adnan Sezgin'i bende sevmiyorum Messi'yi bedavaya getirsede düşüncelerim değişmeyecek.Tamam mı?

Çevrimdışı Tolgahan Ozer

  • İleti: 16052
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #135 : 17.07.10, 12:51 »
Mali açıdan, kurumsal açıdan şuan Adnan Polat'ın yaptıklar Galatasarayiçin devrim arkadaşlar. Tek şanssızlığı sportif olarak 2 yıldır çok emek verilmesine rağmen başarı gelmemesi.

Fatih Gökşenler, Fatih Altaylılar sallarlar transferlere ama onların yaptığı transferleride biliyoruz kimse merak etmesin.

Çevrimdışı Yunus Palay

  • İleti: 2208
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #136 : 17.07.10, 13:20 »
Bir taş atmışsın olmamış,ne amaçla böyle bir gönderme yaptığını çözemedim.Fatih Altaylı'yla ne alakası var onuda çözemedim.Adnan Sezgin'i bende sevmiyorum Messi'yi bedavaya getirsede düşüncelerim değişmeyecek.Tamam mı?

Ufuk ne oluyor ?? Bir taş atma falan yok !! Ben de bu agresif tavrını çözemedim !! Lafı niye başka yönlere çekiyorsun !! "Bizim forumdaki Anti-Adnan Sezgin'ciler bundan iyi yazıyor..." diyerek anlatmak istediğim bu arkadaşların yazdıklarını, fikirlerini mantıklı şeylere dayandırdığıydı !! Fatih Altaylı gibi körü körüne eleştiri yapmadığıydı !! Ama sen de "Adnan Sezgin'i bende sevmiyorum Messi'yi bedavaya getirsede düşüncelerim değişmeyecek." diyerek benim yanıldığımı gösterdin !! Tamam mı ?? !!

Ufuk Çalışkan

Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #137 : 17.07.10, 13:55 »
Ben gayet sakinim durup dururken niye böyle bir dokundurma yaptığını merak ettim sadece.Bana Anti Adnancıları yeriyormuşsun gibi geldi,kusura bakma o vakit ben yanlış değerlendirmişim söylemek istediğini.

Çevrimdışı Yunus Palay

  • İleti: 2208
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #138 : 17.07.10, 14:00 »
Ben gayet sakinim durup dururken niye böyle bir dokundurma yaptığını merak ettim sadece.Bana Anti Adnancıları yeriyormuşsun gibi geldi,kusura bakma o vakit ben yanlış değerlendirmişim söylemek istediğini.

Üslubun hiç de sakinmişsin gibi değildi... Bir dokundurma yapmadığımı da söyledim... Neyse bitti...

Çevrimdışı Eray Demiray

  • İleti: 77
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #139 : 17.07.10, 14:11 »
Fatih Altaylı da Riva'da gözü olanların medya kanadı. Geçen sefer de uçuk bir rakamdan bahsetti, sözde Galatasaray'ımızın o kadar borcu varmış. Faruk Süren aday olsaydı muhtemelen onun yönetimine girecekti. Kendini beğenmişliği bıraksa, Adnan Polat'la bir çay kahve içse sorunlar hallolur ama yok kendisi çok bilmiş, ulema gider mi Polat'ın ayağına. Gitmez, gitmiyor da... Faruk Süren ve veliahtı Cansun sayesinde bu kulübün ettiği zararları neden yazmıyor? Aldığımız Uefa Kupasını kulübün burnundan getirdiler. Polat sabır dedikçe, yönetim iyiye gidiyoruz dedikçe bunlar felaket tellallığı yapıyor. Tek dertleri var oda muhtemelen Riva.

Çevrimdışı Ilkay Çam

  • İleti: 6390
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #140 : 17.07.10, 15:52 »
Alıntı
 

Pino geldi Baptista sırada

Keita gitti Pino geldi

Beklenen transfer yapıldı.Lorik Cana’dan sonra; dik kafalı, pervasız, disipline gelmez, serazat Keita gitti yerine Monaco’dan Kolombialı Juan Pablo Pino geldi.

Pino Galatasaray’ın sağ kanadını işletecek bir oyuncu üstelik 23 yaşında. Hızlı, kıvrak ama biraz deli dolu deniyor. Hani uçarı… Tam tabiriyle devamsızlığı olan bir yetenek. Biraz şüpheliyim ama yetenekleri ve 23 yaşında oluşu Rijkaard’ın yörüngesine gireceği izlenimi veriyor bana…

Pino, Rijkaard’ın aradığı adam. Genç ve çağdaş futbola yatkın. İyi bir kanat oyuncusu ve de rakip kovalayan. Topla hareketlenen, adam geçen, alan değiştiren topa iyi vuran bir Kolombiyalı. Aklımı kurcalayan sorular da var<><<,
Onu Chelsea falan da istedi ama Pino Monaco’ya gitti, oradan da Charleroi’ya  kiraya verildi… Neden?

Pino’nun futboluna bir diyecek yok ama transferi hakkında bazı gözlemlerim var;
Monaco onu 3 milyon euroya taksitle neden veriyor?
Pino yıllık 1.5 milyon neden alıyor?
Monaco; ‘aman Galatasaray’a 3’e verelim, başka bu parayı veren çıkmaz!’ neden diyor?
Geçirdiği sakatlık acaba tamamen geçti mi?

Sabır eşiği alçak milletiz

Galatasaray’ın irtibat kurduğu futbolculara bir bakın. Daha da fazlası var ama… Fırın değil ki sok çıkar pişsin!
Lyon’lu Kim Kalsström, Juventus’lu Poulsen’le de görüşüldü ama bazı tereddütler var. Rijkaard onlardan daha mütevazı ve ‘söz dinleyecek’ kaşarlanmamış profesyoneller istiyor. Kim Kalsström bana göre Galatasaray’a çok uyar ama takdir Rijkaard’ın.
Ganalı oyuncular; İnter’li Ali Muntari, Lyon’lu Anthony Annan da Galatasaray’a yakın isimler.
Fransız, Milanlı Mathieu Flamini ön libero ve sağbek olarak Galatasaray’a uyar.
Arjantin’li Anderlecht’te oynayan Lucas Biglia, Çek Jan Polak, Real Madrid’teki Malili  Mamadou Diarra, Lazio’lu Cristian Ledesma Arjantinli… Milan’lı İtalyan Gennaro Gattuso 32 yaşında… Tottenham’lı Adel Taarabt Faslı orta saha bu sene Queens Park Rangers’te kiralıktı yaşı 21…
Bunların hepsi ihtimal…
Kimi 32 yaş ve üstü kimi 21 yaş…
Galatasaray yönetiminin yerinde siz olsanız ne yaparsınız?
Tıpta ‘ağrı eşiği’ denir. İnsanın acıya tahammül sınırını belirler… Kimi insan acıya çok dayanır, kimi iğne batsa yeri göğü inletir.
Bizim milletin ‘sabır eşiği’ de çok alçak!
En iyisi en güzeli hemen olsun ister.
Bu tiplerin akıllı davranmaya niyetleri yoktur.
Galatasaray bu sene sabrını ve aklını sonuna kadar kullanacak. Haberiniz olsun.

İzlenen transfer politikasıysa şu;

Beş yerli dışında iki de yabancı transferi yapıldı taraftar hala iki star istiyor ve Galatasaray’ın transferde neden bu kadar durgun olduğunu merak ediyor.
Evet Galatasaray durgun ama bunu uyuyor diye yorumlamak haksızlık olur. Dünya Kupası sonrasına bırakılan transferin mantığı şu;
1-Kupa ertesi Afrika 2010’a katılan takımların oyuncuları genelde 24 Temmuz’a kadar izinliler. Gerçi bizim millilerimiz orada yoklardı ama bizdeki yabancılar oradaydılar. Onun için de Neill ve Elano kampa geç katılacaklar, bu süreçte yeniler takıma alışacak…
2-Elano ve Arda’nın akıbeti hala belli değil! Kısmetleri çıkarsa gidecekler. Rijkaard Elano’nun üzerine oyun kurmak istiyor ama belli olmaz, ikisi de gidebilir. İkisi de kalabilir. Değerini bulma meselesi.
Bence; kalacaklar.
Onun için de Galatasaray zaman kaybetmiyor durum değerlendiriyor.
Yoksa alınacaklar belli.
Galatasaray Rijkaard’la hemfikir. Alınacak futbolcular da belli sadece şartlar zorlanıyor.
Söyletmeyin bana…

Baptista gün sayıyor

AS Roma’dan Baptista’nın gelmesi an meselesi. İşte bu transfer de patlarsa geriye sadece orta sahaya Lorik Cana gibi bir tabanca daha gerekecek.
Ve takım tertibi Rijkaard’ı yine zorlayacak.
İşte 6 kişilik forvete olası isimler;
Lorik Cana, Ayhan, Mustafa Sarp,  Barış, Pino, Elano, Baroş, Arda, Mehmet Batdal, Baptista…
Söylüyorum;
Arda bu yıl değişmezse kenara yollanır!

Altını çizerek söylüyorum. Rijkaard bu yıl;
Koşacak, rakiple mücadele edecek ve topu çabuk kullanacak adamlar istiyor.
Tek kelimeyle yaratıcı savaşçılar istiyor.

Öyle çıkma-çakma, arızalı sağlam oyuncu toplamak yok. Genç, dinç, futbola aç, sisteme uyacak, Rijkaard’ın emrine girecek  adamlar alınacak.
Gecikme söz konusu değil.

Leo Franco ve Kewell kesinlikle gidici

Leo istenmiyor ama Galatasaray’ın bu konuda kovdum onu diyecek hali yok ki… Derse adam değerden düşer. Nitekim Leo, Zaragozsa’yla anlaştı gidiyor. Mühim olan Galatasaray aradaki farkı üstlenmesin. Gayret ve uzama onun için… Çünkü Leo Galatasaray’dan iyi para alıyor.

Kewell ile yollar zaten ayrıldı. Sözleşme bitti, Galatasaray da uzatmadı. Hal böyleyken Kewell geri dönmek istiyor. Kewell geri dönemez. Galatasaray onu istemez.
Ancak;
Yıllık alacağında önemli bir indirim yaparsa iyi bir yedek olarak kenarda oturur.

Taraftara sesleniyorum;
Galatasaray bu sene iyi bir takım yaratmaya mecbur.
Yoksa Adnan Polat ve Adnan Sezgin’in yerine başka bir isim yaratılır!
Zira miat doldu!
                                                                                                                                                                                Sporx.com/Osman Tanburaci

Transferle ilgili yerleri kopyaladim.
Osman abinin de masallahi var, transferleri sanki o yürütüyor bilmedigi bisey yok. :)
Osman abiyi de yemci yapmis bizimkiler.

Çevrimdışı Cengiz Aktaş

  • İleti: 8411
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #141 : 18.07.10, 12:18 »
Alıntı

Gündem Pareja

18 Temmuz 2010 Pazar * 10:19

Galatasarayımız transfer çalışmalarını sürdürürken gündeme son olarak Nicolas Pareja geldi.

 
Geniş bir transfer listesi oluşturan ve oyuncularla tek tek görüşmelerini sürdüren Galatasarayımızın Espanyol'da forma giyen Nicolas Pareja'yı gündemine aldığı ortaya çıktı. Defansta hem iyi bir kesici hem de topu oyuna sokabilecek etkin bir isim isteyen teknik direktörümüz Rijkaard'ın "Mutlaka alınmalı" diyerek Arjantinli futbolunun ismini verdiği ifade edildi. Bunun üzerine harekete  geçen sportif direktör Adnan Sezgin'in, 26 yaşındaki oyuncu ve menajeriyle görüşmelere başladığı bildirildi.

CİMBOM ÖNE GEÇTİ

İspanya'nın AS gazetesi sarı-kırmızılı takımımızın 1.82 boyundaki Pareja için Bayern Münih ile yarıştığını yazdı. İspanyollar, Galatasarayımızın cazip bir teklif vererek Bayern Münih'in önüne geçmeyi başardığını kaydetti. Argentinos Juniors takımında profesyonelliğe adım atan Pareja, 2006'da Anderlecht'e transfer oldu. Oynadığı başarılı futbolun ardından 2008'de Espanyol'a geçen 26 yaşındaki oyuncu, İspanya'da 58 maçta forma giyerken 3 gol attı.
Kaynak: Sabah
« Son Düzenleme: 18.07.10, 12:18 Gönderen: Cengiz Aktaş »

Çevrimdışı Fahri Elmas

  • İleti: 951
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #142 : 19.07.10, 08:11 »
Milliyet teki Uğur Meleke'nin "Daha hızlı, daha iyi, daha adil" yazısını okumanızı önereceğim çok güzel bir yazı olmuş. Gerçekten diğer spor yazarlarından farkını ortaya koyuyor. Türkiye'de pek görülmez birilerinin bişeyler önermesi, bizimkiler işinin sadece eleştirmek olduğunu zanneder. Tek yaptıkları kafa yormadan başkalarının yaptığına çamur atmak. Hatta biz de forumda bu tarz bi başlık koyabiliriz. Futbolun daha iyi olması için geliştirilebilecek kurallar gibi.

Çevrimiçi Şahin Caferli

  • İleti: 11271
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #143 : 19.07.10, 16:43 »
Habertürk Galatasaray aleyhinde kampanyaya başlamış. Sanırım kulübün bunlara verdiği sert cevap yüzünden. Sitelerinde bugün çıkan başlıklara bakarmısınız:

- Cana uçakta 1,5 milyon ucuzladı!

- Carrusca rezaleti!

Ayrıca Carrusca olayı ile ilgili bir köşe yazısı daha var. Fatih Altaylı gibi bir Galatasaray'lı varken düşmana ihtiyaç yok gerçekten.

« Son Düzenleme: 19.07.10, 16:44 Gönderen: Şahin Caferli »

Çevrimdışı Sabri Zaferler

  • İleti: 1542
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #144 : 19.07.10, 16:46 »
Habertürk Galatasaray aleyhinde kampanyaya başlamış. Sanırım kulübün bunlara verdiği sert cevap yüzünden. Sitelerinde bugün çıkan başlıklara bakarmısınız:

- Cana uçakta 1,5 milyon ucuzladı!

- Carrusca rezaleti!

Ayrıca Carrusca olayı ile ilgili bir köşe yazısı daha var. Fatih Altaylı gibi bir Galatasaray'lı varken düşmana ihtiyaç yok gerçekten.

Bugün ayrıca Carrusca haberi vardı son 2-3 günde iyice kulüp aleyhine haberler geliyor Habertürk'ten neyse gün gelir devran döner Fatih Altaylı.

Çevrimiçi Aykut Akmercan

  • İleti: 1461
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #145 : 20.07.10, 13:06 »
Alıntı
Arda esprileri!
Yeni sezon öncesi Cimbom'un en büyük transferi Arda Turan oldu. Antrenmanlarda ve hazırlık maçlarında takımın en gayretli ismi olan genç yıldız, kendisini tüm Türkiye'ye sevdiren esprilerini yine sıralamaya başladı.
Ne Lorik Cana ne Juan Pablo Pino ne de diğerleri... Galatasaray'ın yeni sezon öncesi en büyük transferi Arda Turan oldu... Geçtiğimiz sezon gerek saha içi gerekse saha dışında umduğunu bulamayan kaptan, Hollanda kampında eski neşeli ve canlı kişiliğine büründü.

Sezon açılışında takım için ayrı, kendisi ayrı kurban keserek dualar eden Arda, antrenmanlarda ve hazırlık maçlarında takımın en gayretli ismi olarak ön plana çıkıyor. Bunun yanı sıra, geçtiğimiz sezonun sonlarındaki durgunluğuna son vermiş durumda. Arda, kendisini tüm Türkiye'ye sevdiren esprilerini yine sıralamaya başladı. İşte onlardan bazıları...

-  (Gazetecilere): Lorik nasıl futbolcu Lorik… Kemik diyorum size kemik…
-   (Pas maçının hakemi Wim Bronswoort'a): Ah canım Wim'im benim. Ama bak o pozisyon ofsayttı görmedin aslanım. Hadi iyi yönet canım benim.
-   (Pas maçında iki gol atan Mehmet Batdal'a): Batdal'ım sen ne yaptın ya!
-   (Topla oynayan Adnan Sezgin'e): Ooo saldır Ankaragücü… Adnan Ağabey, Ankaragücü yılları, hadi bakalım…
-   (Gazetecilere): Durmadan eleştiriyorsunuz. Bir de siz oynayın da ben sizi yazayım.
-   (Homberg maçında attığı muhteşem gol sonrası gazetecilere): Beyler ben kale direklerinden örümceği aldım. Bir daha 15 yıl sonra aynı vuruşu yapacağım merak etmeyin.
-   (Emre Çolak'a): Oğlum sana kamçı lazım kamçı... Daha iyi çalışacaksın.   
                                                                                                                                                              http://www.sporx.com/futbol/superlig/200653/?takim=108&ref=AKM13


Çevrimdışı Sercan Düşmez

  • İleti: 2026
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #146 : 20.07.10, 14:20 »
Alıntı
20 Temmuz 2010 13:42 | NTVSpor.net
Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat öncelikli olarak 1 transfer daha yapmaları gerektiğini söylerken, kalan iki oyuncunun gelecek vaadeden isimler olacağını ifade etti.

Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat, İstanbul Atatürk Havaalanı’nda basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Öncelikli olarak 1 transfer daha yapmaları gerektiğini vurgulayan Polat, daha sonra alacakları iki isimin ise gelecek vaadeden isimler olacağını söyledi.
“Transferlerimiz devam ediyor. Acele etmiyoruz. İstediğimiz oyuncuların bonservisi uygunsa alıyoruz; değilse uygun hale getirmeye çalışıyoruz. Çalışmalarımız devam ediyor. 1 taransferi daha incelikle bir şewkilde yapmalıyız. Daha çok gelecek vaaden oyuncuları kadromuza katmak istiyoruz. Bir transferi öncelikli olarak yapmamız gerekiyor. Ondan sonra kalacak 2 oyuncu daha genç isimler olacak” dedi.
Galatasaray’ın Fenerbahçe ile oynayacağı hazırlık maçıyla ilgili olarak Polat, “Sezon öncesi çok fazla alışık olmadığımız maçlar. Almanya’da yaşayan futbolseverler için bu maçı yapalım dedik. Galatasaray-Fenerbahçe maçları her zaman heyecanlı, rekabetin üst düzeyde olduğu maçlar oluyor. Zaten ilginin de çok yoğun olduğunu duyuyoruz. İnşallah amacına uygun, güzel bir maç olur” diye konuştu. 
Avustralyalı futbolcu Harry Kewell’ı uzun yıllar Galatasaray’da görmek istediklerinin altını çizen Galatasaray Başkanı, “Kewell ile sözleşme şartlarında biraz sorunlar yaşadık. Yoksa Harry Kewell daha uzun yıllar Galatasaray’da futbol oynar. Çünkü hem kişiliğiyle hem futbolculuğuyla bana göre örnek bir oyuncudur. İnşallah  burada başırılı olacak” ifadelerini kullandı.
Işın Çelebi ile aralarında sorun olduğu yönündeki sorulara da yanıt veren Polat, “Galatasaray’da şu anda binlerce iş yapılıyor. Bu kadar çok karar alınırken, yönetim olarak kendi içimizde tartışmalar yapıyoruz. Ama medyaya yansıdığı şekilde bir tartışma olmadı. Bunu kimin yaptığını bilmiyorum ama kasıtlı olarak yapılıyor. Işın Çelebi, yönetimimizde en üst düzeyde performans gösteren yöneticilerimizden bir tanesi. Büyük gayretlerle Riva’nın ruhsatını çıkaran odur. Şu anda da stat komitesi ve ihale komisyonu başkanıdır. Kıskançlıktan dolayı yapıyorlardır diye düşünüyorum. Biz doğru bildiğimizi yapmaya devam edeceğiz. Ancak bu tür haberleri servis yapan kimse, onu mutlaka bulacağım. Bulduğum vakit de kamuoyu önünde neler yapacağımı göreceksiniz” dedi.
Haldun Üstünel’in kararını kendisinin vermesi gerektiğini belirten Polat, “Haldun Üstünel tatile gittikten sonra kendisiyle hiç görüşmedim. Onunla ilgili düşüncelerimi daha önce söylemiştim. Tabii bundan sonra karar Haldun’un kendisine ait” diyerek sözlerini tamamladı.
« Son Düzenleme: 20.07.10, 14:21 Gönderen: Turan Solak »

Burak Fındık

Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #147 : 20.07.10, 15:57 »
Mehmet Demirkol bu yazısında kimi kast etmiş acaba?

Bir Recep İvedik transferi
20 Temmuz 2010

 
Çok zaman önce değil.  Bir kulübümüz yine sıkıntılı zamanlarındadır. Zira işler iyi gitmemektedir. Zirveden uzaklaşılmıştır. Tribünler ayaklanmış, kelle istemektedir. Tribünlerde ayaklanma vardır, havaalanında sert bir öfke.
Baskı anormal boyuta çıkar. Hedef tabii ki hocadır. Başkan tüm başarısızlığa rağmen muzaffer sayılmaktadır.
Çok geçmeden beklenen olur. Hocaya yapılan baskı sonuç verir. Hoca apar topar gider. Bu hamle neredeyse bir şampiyonluk sevinci yaratmıştır. Artık her şey değişecektir.
Başkan hocayı kovup taraftarın gazını aldıktan sonra çıkar basına açıklama yapar. “Takımımız iyidir, kadromuz harikadır. Bu kadronun sadece iyi çalışmaya ihtiyacı vardır.”
Basının büyük bölümü ve taraftar da aynı fikirdedir. Bu takım bir de iyi çalışsa kim bilir neler olacaktır!
Başkan bir de gelecek açısından mantıklı bir sebeple hedef gösterir. “Yeni hocamız falanca ülkeden olacak.”
Medya fal tutmaya başlar, menajerler ise falanca ülkenin altını üstüne getirmeye... Gel gör ki transfer mevsimi değildir. Üstüne dini bir bayrama denk gelen o dönemde hocalarla görüşme yapmak dahi imkânsıza yakındır. Tüm çalışmalar sonuçsuz kalmaktadır.
Artık iyice umutlar tükenmişken menajerlerden birinin kulağına bir isim fısıldanır. “Filanca bir adam var. Şimdiki takımını çok kısa sürede bilmem kaçıncı ligden aldı ta birinci lige çıkardı. Orada da kısıtlı kadrosuna rağmen çok başarılı... Çok disiplinli ve kimsenin gözünün yaşına bakmaz. Çok para da kazanmıyor. Evi de şurada. Gidin bir konuşun.”
Hızır gibi yetişmiştir kısacası.
Hemen Filanca’dan randevu alınır. Adama durum anlatılır. Para söylenir. Adamın gözleri yerinden fırlar. Türkiye’ye haber verilir. “Tamam” cevabı gelir. El sıkışılır. Ön protokol yapılır. Menajerler eve döner ve Filanca Bey’i beklemeye başlarlar.       
Ülkede büyük bir heyecan başlar. Filanca gelecek her şey değişecektir. Gazetelerde filancanın büyük başarıları anlatılır. Adamı aslında kendi ülkesinde bile kimse iyi tanımamaktadır. Ama olsun efsane yazılmaya başlanmıştır.
Neyse uzatmayalım... Sonunda büyük gün gelir çatar. Kendisiyle sadece birkaç kez görüşmüş olan menajer, yöneticiler ve tabii ki birkaç gazeteci havaalanında adamı beklemektedir. Filanca Hoca dış hatlar terminalinin kapısında görüldüğünde yöneticilerin ve menajerlerin kafasından aşağı kaynar sular dökülür. Tasvir edilemez bir kıyafet vardır üzerinde. Değil o şekilde kulübe gitmek ya da basının karşısına çıkmak, sokağa çıkmak olası değildir. Aklı uçmuş yarı deli bir adamın kostümüdür üzerindeki. “Biz ne yaptık diye düşünür!” menajer ve yöneticiler. Bir söz, bir acele hamle nelere yol açacaktır kim bilir. Hemen büyük bir beceriyle basına çaktırmadan adam oradan kaçırılır apar topar.
Ve anında bir plan yapılır. İmza töreni biraz ertelenir. Kulüp yerine hemen lüks bir semtte, en lüks yabancı markalardan birinin mağazasına gidilir. Herkes başına geleceklerden habersiz rahatlamıştır.
Mağazadan içeri girilir. Erkek reyonuna doğru yönelmişken yeni ve büyük hoca şovunun son hamlesini yapar.
Hokkalı bir balgamı cismine uygun bir sesle güzelim halının üzerine sallayıp ayağıyla da sıvar. Ve ardından da gülümser. Belki Recep İvedik filminde bile göremeyeceğiniz bu sahne kahkahalara yol açmaz tahmin edersiniz ki! Aksine ilgili herkes küçük çaplı bir şoka girer. Ama artık dönüş yoktur.
Bu tamamıyla gerçek hikâyenin gerçekleşmesinin üzerinden çok zaman geçmedi. Kulüp, menajer ve hoca isimlerini vermememin sebebi de bu karikatür gibi olayın aslında sıradan abuklukların içinde sadece bir korkunç bir örnek olması. Yani bu gerçeğin altını çizmek için bir kurban yaratmaya gerek yok.
Bu, el yordamıyla korkunç bir ekonomiyi yönettiğiniz zaman her kulüpte rastlanabilecek bir zavallılığın güzel bir parodisi sadece.
Ve tahmin edersiniz ki, bu gerçek olay sonrasında, tabii ki o kulübümüz tarihi başarılar filan kazanmadı. Bir süre sonra yeni birileri aynı mantıkla aranıp bulundu. Yeni komedilere imza atıldı. 
Bu heyecanla peşine takıldığımız, hayatımızın önemli bir parçası yaptığımız, uğruna cebimizi boşalttığımız kulüplerin gerçeği.
Bu tesadüflerin tek gerçek olduğu futbolumuzun belki de Şahan Gökbakar’ın aklına dahi gelemeyecek sekanslarından biri.     
Söylemek istediğim sadece bu.
Hepimize iyi tatiller, iyi uykular...

Çevrimdışı Turan Solak

  • İleti: 12381
    • Blog
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #148 : 20.07.10, 16:03 »
Werner Lorant. İlk idmana çıktığında oyuncuların eldivenlerini ve berelerini çıkarttığı için basın tarafından şak şak alkışlanan hoca.

Çevrimdışı Fırat Turan

  • İleti: 853
Ynt: 2010-2011 Medyametre
« Yanıtla #149 : 22.07.10, 11:12 »
Alıntı
"Galatasaray'da çözemediğim başka şeyler de var. Mesela Mehmet Topal, Valencia'ya verildi. Yerine Cana alındı. Dümdüz bir adam. Mustafa Sarp bile onun önünde. Bana göre Cana erken olduğunu düşünebilirsiniz ama Galatasaray'ın oyuncusu değil. "

Sözleri hangi ünlü yorumcuya aittir ? (Şaşırtmacalı soru.  ;))

A) Rıdvan Dilmen
B) Ruud Van Deal Man
C) Robin Van Persie
D) Deli Cevat
« Son Düzenleme: 22.07.10, 11:15 Gönderen: Fırat Turan »

ScoutGS ForumGalatasarayGalatasaray 2010-2011 Medyametre