Özellikle, 2 gündür Levent Tüzemen'nin yazdığı yazı yüzünden ortalık kaynıyor.
O yazının giriş kısmını yayınlayalım öncelikle;
Galatasaray yönetimi ve kulübün profesyonel yöneticileri camianın yaşadığı mali sıkıntıları aşabilme adına önemli bir başarıya imza attılar. Sadece futbola değil, Türk sporuna ciddi bir kaynak aktaran Ülker grubuyla büyük bir sponsorluk anlaşması daha yaptılar. Galatasaray Futbol Takımı, önümüzdeki
dört sezon sırtında numaranın altında Ülker reklamı olan formayla sahaya çıkacak. hatta idmanlarda da Ülker reklamlı antrenman formaları giyilecek. Daha önce formanın kolunda yer alan Ülker bantları, önümüzdeki sezon yerini Avea'ya bırakacak. Formanın önünde Türk Telekom, sırtında da Ülker yazacak. Bu anlaşmanın ipuçlarını Başkan Yardımcısı Yiğit Şardan, 1 Haziran'da Mecidiyeköy'deki basın toplantısında dile getirmişti. Şardan, "Ülker ile sponsorluk anlaşmamızı yenileme kararı aldık. 3-4 yıllık, çok daha kapsamlı ve büyük meblağlı bir anlaşma olacak" demişti. Önümüzdeki hafta imza töreniyle kamuoyuna duyurulacak
bu anlaşma dört yıllık ve Galatasaray'a toplam getirisi 27 milyon Dolar. Avrupa'nın büyük kulüplerindeki uygulamanın benzeri olarak futbol takımının başarısına göre bu miktar bonus ödemelerle artabilecek. Galatasaray'ın Ülker reklamlı formaları ve antrenman malzemeleri için siparişler verildi. Ancak yurtdışı kampı dönüşünde yetişebileceği için taraftarlar bu yeni uygulamayla UEFA Avrupa Ligi maçı arifesinde tanışabilecek. 16 Temmuz'da Kazakistan'da oynanacak Tobol karşılaşmasında yeni formalar görücüye çıkacak.
Şimdi öncelikle konuya girmeden evvel şunu belirtelim ki Levent Tüzemen talimatı yanlış okumuş. Çünkü talimatta numaranın altına değil, numaranın üstüne reklam alabilirsiniz diye yazıyor.

Galatasaray bu zor zamanın da iyi bir anlaşmaya imza atıyor anlaşılan. Galatasaray yönetiminin geldiğinden beri kaynak yaratıcı bu özelliği gerçekten de takdire şayan diyebilirim.
Şimdi öncelikle 27 milyon dolar 4 yıl için yeterli bir para mı acaba ?
Uygulamanın ilk yılı olduğu için bunu ülkemizde ki emsallerden karşılaştırmamız mümkün değil. Avrupa'da ki emsaller ile karşılaştırırsak ,inanılmaz yanılırız çünkü Avrupa futbolu çoktan sektörleşmeyi bitirmiş durumda. Yani açıkçası, onların gelirlerinin bakmadım ama bizden kat be kat yukarıda çıkması da çok bir şey ifade etmiyor.
O yüzden Galatasaray bu dar zamanında bu tür bir antlaşmaya imza koyduysa bu iyi bir anlaşmadır diyebiliriz.
Tabi birde konunun görsel kısmı var.
Kolda reklam, göğüste reklam, sırtta reklam, şortta reklam, heryerde reklam. Buda çoğu taraftarın pek hoşuna gitmiyor. Çokta haksız sayılmazlar ama bu dünya da bir tane Barcelona var. Tüm ülke takımları bu sene bu reklam anlaşmasını yaparken biz de seyretmeyecektik tabi ki. Hele hele 3 büyükler içinde bu tür reklam anlaşmalarına en fazla ihtiyacı olan takımın biz olduğu düşünülünce, bu reklam anlaşmasını da ülke de ilk yapan takımın gene biz olması şaşırtıcı değil.
Bir başka konu ödemelerin nasıl yapılacağı. Bu tabi ki bizlerle paylaşılacak bir ayrıntı değil ama şayet bu parayı peşin alabilme gibi bir şansımız doğarsa, klübün önünün açılması için önümüzde ki en büyük engel olarak gözüken şirketlerin birleşmesi için gerekli kaynağın yarısı yaratılmış olacaktır. Yanlış hatırlamıyorsam bu birleşme için gerekli rakamın 50-60 Milyon Dolar olduğu söyleniyordu.
Tabi birde yeşil sermayenin klübü fonluyor olmasının camia da yarattığı bir skıntı var ki bu antlaşma sanırım camianın bazı kesimleri tarafından hiç tasvip edilmeyecek.
Öyle yada böyle, sonuç olarak bunu bir ticaret olarak görmek gerekiyor ve üzerinde de bu açıdan çok fazla düşünmemek gerekiyor.
Levent Tüzemen'nin yazdığına göre ve başka duyumlarımıza göre bu projenin mimarının da Yiğit Şardan olduğu söyleniyor. Yiğit Şardan, sessiz ve derinden klübe çok güzel katkılar sağlıyor. Bunun sonucunda da en büyük hayali olan başkanlık için, ileriki dönemlerde iyi krediler topluyor.
Galatasaray'ın bu en büyük özelliğidir zaten.
Geçmiş başkanlardan Alp Yalman'nın, daha sonra ki dönemlerde Galatasaray'a hizmet etmek için kenarda beklemeyerek yönetim kurullarına girmeside gene buna güzel bir örnektir.
Bu antlaşma henüz doğrulanmadı ama olursa paranın akilane bir şekilde değerlendirmesi temennimizdir.
Bundan 2-3 yıl önce borçlarımızı kapatmak için az kaldı Riva arazisinin yok paraya satılacağını düşündükçe, o gününün başkanı Özhan Canaydın'a can arkadaşı Selahattin Beyazıt'ın koyduğu vetonun anlamı bu tür antlaşmalarla daha da bir pekişiyor.
Sen yıllar önce nasıl muhteşem bir öngörüyleyse artık bu kadar değerli bir araziyi Galatasaray klübüne kat ve gene müthiş bir öngörüyle, arkadaşını kırmak pahasına, o muhteşem Riva arazisini sattırma ve bugün Riva'nın 3'e katlayan değeri ile klübe kazanç kazanç üstüne kazanç kat.
Büyük insansın Selahattin Beyazıt...